Türkiye'de Oyun Sektörü ve Oyunculuk Anlayışı

正在查看此主题的用户

状态
不接受进一步回复。

Finnbhennach

Veteran
Türkiye'de Oyun Sektörü ve Oyunculuk Anlayışı Arasındaki Bağ Ne Tür Etki Yaratmaktadır​

Türkiye'de vidyo oyunu sektörünün gelişememesinin sebepleri arasında en önemlilerinden biri elbette oyunculuk anlayışıdır. Bir sektörün oluşması, ancak talep ile mümkündür. Ve talep, yalnızca tüketicilerden gelebilmektedir. Öyleyse oyun sektörünün gelişememesinin altında aramamız gereken ana neden, Türkiye'de oyunculuk anlayışının ne durumda olduğudur.

Dünya çapında yer edinen vidyo oyunu yapımcılarını ele alırsak; Ea Games, Bethesda Softworks, ve Türkiye'yi yakından ilgilendiren Crytek gibi firmalar genellikle Amerika Birleşik Devletleri ve bunun haricinde Avrupa ülkelerinde ana binalarını bulundurmaktadırlar1. Öyleyse bu ülkelerdeki oyunculuk anlayışını kendi ülkemizle karşılaştırmak ilk adım olmalıdır.

En önemli firmaları elinde bulunduran Amerika'da yıllık vidyo oyunu satışlarından elde edilen miktar 18.58 milyar dolar iken, Avrupa geneli bile bu sayıya ulaşamıyor ki Türkiye'de oyun sektörüne harcanan paranın oldukça az olduğu aşikar.2 Bunun en büyük sebebi ise elbette korsan oyun kullanımı. Google'ın İngiliz web sitesi google.co.uk de korsan yazılımları aratarak bulmak imkansız iken Türkiye dalı olan google.com.tr adresinde herhangi bir yazılımın korsan linklerini içeren web siteler ilk sayfalarda kolaylıkla bulunabiliyor. Peki Türkiye'de korsan oyunculuğun bu kadar doğal karşılanmasına sebep olan etmen nedir?

Bu soruya cevap verebilmek için öncelikle topluma açık hizmet veren yerlere bakmamız gerekli. İnternet Kafeler Türkiye'de yıllardır hizmet vermekte. Her yaştan insana teknolojiyi sunan bu işletmelerin kişisel kullanım dışındaki ana teknoloji hizmeti veren yerler olduğunu düşünürsek, buradan yola çıkmamız pek de mantıksız olmaz. İnternet Kafeler Yönetmeliğine göre: "İşyerlerinde 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu kapsamında korunan hakların ihlal edilmesinin önlenmesi için gerekli tedbirler alınır." denmektedir. Ancak herhangi bir internet kafede bu maddeye yönelik denetim yapıldığında binlerce liralık ceza kesilebileceği aşikar. Aynı yönetmelikte geçen "12 yaşından küçükler ancak, yanlarında veli veya vasileriyle işyerlerine girebilirler, ve 15 yaşından küçükler yanlarında veli veya vasileri olmadan saat 20.00’den sonra işyerlerine alınmazlar."3 konulu kanunlara ise ne kadar uyulduğu daha bir muamma

Gençlere denetim dahilinde hak hırsızlığı yapılmadan hizmet vermesi gereken İnternet kafelerde korsan yazılım kullanımı bu kadar yaygınken, kökten gelişen orijinal yazılım kullanımı anlayışının oluşması elbette pek beklenemiyor. Onlarca vidyo oyunu yüklü bilgisayarlar, tamamen denetimsizce tüm gençlerin kullanımına sunuluyor. Bu durumu bu kadar doğal kılan sebep de budur aslında. Okuldan çıkıp internet kafeye koşarak doğruluğunu düşünme zahmetine bile katlanmayan gençlerin sağlam bir oyunculuk anlayışına sahip olması, oynadığı vidyo oyununa sahip çıkması beklenemiyor haliyle.

İnternet kafelerin Amerikan eşdeğeri olan "siber kafe"lere baktığımızda ise bambaşka bir anlayış ile karşılaşıyoruz. Yönetmelikteki farklılıklar baş döndürücü. Tüm kafelerin kayıtlı olduğu websiteleri mevcut. Telefon numaralarından tutun verilen hizmetlere, ücretlendirmelere kadar herşey mevcut. Ve "siber kafe"lerin mümkün olduğunca kısa süreli kullanımı için neredeyse gereken herşey yapılmış durumda. Saatlik ücretlendirme $10 civarından başlıyor. Korsan kullanıma karşın etkili bir uygulama mevcut. Öyle ki EasyInternetcafe adlı internet kafe zincirleri, dvd-rom kullanımını kaldırmak zorunda kalmış, çünkü bu donanımın korsan yazılım kullanımına kolaylık tanıdığı düşünülüyor. Los Angeles'ta internet kafeler sıkı denetim altında çünkü sokak çetelerinin uğrak yeri haline gelmesinden korkuluyor.4

Bir yanda korsan kullanıma karşı sıkı yönetmelikler uygulanan "siber kafe"ler, bir yanda her birinde onlarca korsan oyun yüklü, gençlere yönelik yönetmeliklerin tamamen es geçildiği "internet kafe"ler. Durum böyleyken neden Türkiye'de orijinal içeriğe verilen saygının bu kadar az olduğunu anlamak bu kadar zor değil. Korsan kullanımın yüzeyini biraz olsun kazıdıktan sonra biraz da "oyunculuğun" ne demek olduğunu anlamaya çalışsak pek de fena olmaz diye düşünüyorum.

Wikipedia'nın "oyuncu" tanımında denildiği üzere, oyuncu: "vidyo oyunlarının gelişiminden önce, rol-yapma oyunu ve savaş oyunları oynayan kişilere verilen isimdi. Vidyo oyunlarının gelişiminden sonra ise bu tanım tüm vidyo oyunu oynayanları kapsamaya başladı. Bu tanım, boş vakitlerinde oyun oynayan ve oyunları öğrenmeye çalışan kişileri tanımlamak için kullanılmaktadır."5 diye özetleniyor. Yani oyuncu, ülkemizde benimsenen "tüm oyunları oynayan kişi" anlayışının aksine; "belirli bir tarzı benimseyip, o tarzda oyunları öğrenmeye ve oynamaya çalışan tüketici" demektir. Zindan ve Ejderha, ilk olarak 1974 yılında üretimine başlanan, rol yapma oyunlarının en eski örneklerinden...6 Kişilerin hayal güçlerini kullanmalarını sağlayan, takım olarak oynanan ve işbirliğini özendiren yegâne oyunlardan biri. Türkiye'de Zindan ve Ejderha oyununun yayılmaya başlaması ancak on yıl kadar öncesine dayanmaktadır. Mmorpg oyununun oluşmasında zemin oluşturan oyunun, vidyo oyunlarının yaygınlaşmaya başladığı bir zamanda Türkiye'de yeni yeni duyulması, oyunculuğun kurulduğu zeminde, ve belirli bir zevk ve tür benimsemek açısından önemli bir eksikliktir. "Oyunculuğun" ne demek olduğunu anlamakta duyulan yetersizliğin önemli göstergelerinden biridir.

Oyunlarla sadece ataride ve daha sonraları oyun konsolları ve internet kafelerde, doğrudan korsan kullanım yoluyla tanışan oyuncuların, elbette sağlam bir köke sahip olması düşünülemez. Herhangi bir cd gibi muamele edilen bir oyuna ne kadar önem gösterilebileceği düşünülebilir ki? Türkiye'de bu eksiği kapatmanın yollarından biri öncelikle internet kafelerle ilgili denetimlerin sıkı hale getirilmesi, haliyle "oyuncuların" orijinal oyunlarla tanıştırılması yoluyla olabilecektir. Genellikle ilk orijinal oyunlarına sahip olan oyuncuların bu hissiyata yavaş yavaş kavuştuklarını görebiliriz. İstedikleri an yapımcı şirketin desteğinin artlarında olduğunu bilmek, oyunun tüm özelliklerine sınırsız ve süresiz sahip olmak, oyunculara bu ayrıcalığı hissettirip zaman içinde orijinal oyunlara olan yönelimi, haliyle talebi, ve nihai olarak oyun sektörüne olan bu talep ile oyun üretiminin kan kazanmasına yardımcı olacaktır.

Burada iş yine ticarethanelere düşüyor. Para kazanma tutkusu ile korsan yazılımları gençlere bilinçsiz bir şekilde sunmak yerine daha denetimli ve anlayışlı bir şekilde kökten gelen oyunculara sundukları sürece; bu anlayışı Türk toplumuna kazandırabileceklerinin bilincine varmaları gerekli. Sonuç olarak oyun sektörü ve oyunculuk arasındaki önemli bağ, Türkiye'de oyun sektörünün girdiği kısır döngünün en büyük göstergesi. Elbette geç kalmak diye birşey yok. İpin ucunu halen yakalayabilecekken, bu yazı eğer bir kişinin bile aklında yer edinip gerçek "oyunculuğu" benimsetebilecekse, bir fark yaratmış olacağım. Vakit ayırıp okuduğunuz için hepinize teşekkür ederim.​


Yazarın Notları​
Bu yazı mümkün olduğunca verilere dayanmakta olmakla birlikte sadece şahsi fikirlerimi içermekte olup, kesin bir yargı belirtmemektedir. Amaçlanan hiçbir ofensif düşünce bulunmamaktadır. Gücendirdiğim herkesden tüm kalbimle özür dilerim.​

Yararlanılan Kaynaklar​

1- Web. 27.05.2012. Çeviri. http://en.wikipedia.org/wiki/Electronic_Arts
2- Web. 27.05.2012. Çeviri. http://vgsales.wikia.com/wiki/Video_game_industry
3- Web. 27.05.2012. http://www.internetcafeciler.net/kanunlar-cezalar/30011-internet-kafe-yonetmeligi.html
4- Web. 27.05.2012. Çeviri. http://en.wikipedia.org/wiki/Internet_caf%C3%A9#Censorship_and_copyright_violation
5- Web. 27.05.2012. Çeviri. http://en.wikipedia.org/wiki/Gamer
6- Web. 27.05.2012. Çeviri. http://en.wikipedia.org/wiki/Dungeons_and_Dragons​
 
Yazar kimmiş ki?

Finnbhennach 说:
Türkiye'de Zindan ve Ejderha oyununun yayılmaya başlaması ancak on yıl kadar öncesine dayanmaktadır. Mmorpg oyununun ilk örneği sayılan bu oyunun...
MMORPG teriminin ne olduğunu ve o terimin ne zaman ortaya çıktığını bilmiyor yazar herhalde.
 
Türk oyun üreticileri hiç değer vermiyor oyunlarına, amaçları geliştirmek değil daha çok parayı cebe indirmek. Örnek verecek olursam : İKV adamlar tamamen Türk kadrosu ile. Ama oyuna yenilikten çok işte para ile alınabilen bir şeyler ekleme çabasında. Yıllardır aynı motoru kullanıyorlar. Motor artık paslandı. Oyuncu kitlesi acayip azaldı. Ama adamlar gelen paraya bakıyorlar. Reklam yok hiç bir ilerleme yok. TTneti arkalarına aldılar, myneti arkalarına aldılar bide sobee kendi yapımcılarınıda arkaya aldılar. Ama halen oyun dandikliğini ve oyuncuların isteksizliği devam ediyor. Kısacası iş oyun yapımcılarında bitiyor.
 
Ubsilon Xeforian Cioss 说:
Tüm mesuliyeti kafelere yıkmak yanlış ama. Biz fakir bi ülkeyiz.
Mesuliyeti kafelere yıkmamış aslında. Kafelerin yönetim şekline yıkmış. Kuralların ve denetimin eksikliğine yıkmış. Bir anlamda, devlete ve polise yıkmış diyebiliriz sanırım.
 
Gümrük vergisinden mi bilmem ama bir oyun 150 lira olursa tabi ki o oyuna kimse para vermez.Özellikle para vermeden oynayabilmek gibi bir seçenek varsa.Bakın M&B'ye,20 liralık oyun yapıyorlar herkes paşa paşa alıyor.
 
NotriusMonster 说:
Gümrük vergisinden mi bilmem ama bir oyun 150 lira olursa tabi ki o oyuna kimse para vermez.Özellikle para vermeden oynayabilmek gibi bir seçenek varsa.Bakın M&B'ye,20 liralık oyun yapıyorlar herkes paşa paşa alıyor.
O kadar kolay değil aslında. Genelde oyunlar 60 dolar - 110 TL oluyor. Bu çoğumuz için pahalı tabi ki, öğrenci milletinin bir oyuna verebilecek o kadar parası yok. Fakat bunun daha ucuza gelmesini beklemek zor. Sonuçta biraz para kazanılması gerekiyor bu işten, o yüzden AAA oyunlarının 110 liradan aşağı gelmesi çok zor. Ha, dediğin gibi, vergisi oluyor, üstüne daha da kar payı ekliyorlar, fiyat bazen 150 liraya kadar çıkabiliyor.

Fakat korsana yönelim sadece Türk Lirasının değerinin düşük olması veya oyunların çok pahalı yüzünden değil. Korsancılığın bariz bir şekilde erişilebilir olduğundan. Sanırım yazıyı yazan kişi de ondan bahsediyor. İnternet Kafelerde korsan var diyor, en basitinden. Sokağın köşesinde bir internet kafede neredeyse bir DVD fiyatına satılan bir oyun varken, gidip D&R'larda oyun aramak gerçekten saçma geliyor çoğu kişiye. Eksik kalınan en büyük nokta o aslında. Korsancılık erişebilir durumda, orijinal oyunlar bir ilkokul-lise öğrencisine neredeyse ulaşılamaz durumda. Neden?

Oyun satan fazla mağaza yok. Oyunları getiren fazla dağıtımcı yok. Oyunlar retail olduğu için o gelen fiyatlarından yüksek indirim olma şansı yok. Öğrencinin dijital indirimlerden yararlanma şansı yok - kredi kartı yok, dolar bazında alış veriş yapamıyor.

Ha, bu son bahsettiğim başka yerlerde yok değil aslında. Amerikada da var. Ama orada her şehir birkaç tane Gamestop var. Bu adamlar Xbox360 ve PS3 oyunları takas ediyorlar, yakın zamanda Valve ve Gamestop arasında yapılan anlaşma ile 20 ve 50 dolarlık Steam Kartları satıyorlar. Bu son söylediğim inanılmaz iyi bir yenilik ve burada yapılması bir çok kişinin orijinal oyun almasında yardımcı olacaktır.

Dijital oyun alımları zaten son zamanlarda gayet popüler. Ben bugün hafta sonu indirimlerinden yararlanarak şu oyunları alacağım mesela;

Civilization 5  - 7.49$ - 29.99$
Red Orchestra 2: Heroes of Stalingrad - 9.99$ - 49.99$
Frozen Synapse - 12.49$ - 29.99$
EDGE - 3.20$ - 7.99$
Toplam - 33,17 - 117,96

Herneyse, ben düşündükçe uzaklaşıyorum konudan. Demek istediğim, eğer ülkendeki gençleri bu olasılıkları sağlamaz ve korsanı engelleme konusunda doğru düzgün çaba sarf etmezsen, oyun yapımcılarının ve dağıtıcılarının senin ülkeni düşünmesini beklemen zor.
 
Son cümlene şey olarak; devlet oyun pazarını pek tınlamıyor aslında. Adamlar 1980 ekonomi modeli uyguluyorlar. Hem yerli firmalara destek filan da vermiyorlar hem de dış pazarı takip etmiyorlar. Çok kıt bi zihniyet. Başbakan olursam devlet adına oyun firması kuracam.
 
Peki, oy veririm ben sana.

Indie oyunları bahsetmeyi unuttum. Türkiye'ye hiç gelmeyen oyunlar var bir de işte. Dağıtımcıların hiç getirmeye yeltenmediği ya da sadece dijital satışa çıkan oyunları bu ülkede almanı imkansız. Şu steam kart işini getirmek lazım Türkiye'ye. :sad:
 
Goker 说:
Ubsilon Xeforian Cioss 说:
Tüm mesuliyeti kafelere yıkmak yanlış ama. Biz fakir bi ülkeyiz.
Mesuliyeti kafelere yıkmamış aslında. Kafelerin yönetim şekline yıkmış. Kuralların ve denetimin eksikliğine yıkmış. Bir anlamda, devlete ve polise yıkmış diyebiliriz sanırım.
Eh haklıda,burda bizim yürüyüş yoluna çık bi yürü "dükkan" olarak en az 5 veya 6  tane korsan cdci bulabilirsin.
 
He bak bir de o var. Türkiyede "oyun firmaları, sanal marketler ve benzeri yerlerden oyun alan salak","köşedeki sidiciden oyun alan çok zeki".
 
Niye ki? İndirime girmiş oyunu satın alıp, internetten oynayabiliyorum. Korsan alınca aynısını yapabiliyor mu acaba?



Bu arada, Finnbhennach, yazıyı kendin de yazmış olabilirsin, fakat yine de yazarın kim olduğunu belirtmen hoş olur. Eğer sen yazmadıysan, yazıyı nerede gördüğünü, kimin yazdığını, yazı hakkında senin ne düşündüğünü belirtmen hoş olur. Kopyala+yapıştır ile konu açmak zor değil, kolaya kaçmadan, tartışmayı başlatmak veya en azından yönlendirmeye çalışmak çok daha yararlı olacaktır.
 
JusdWeR 说:
Türk oyun üreticileri hiç değer vermiyor oyunlarına, amaçları geliştirmek değil daha çok parayı cebe indirmek. Örnek verecek olursam : İKV adamlar tamamen Türk kadrosu ile. Ama oyuna yenilikten çok işte para ile alınabilen bir şeyler ekleme çabasında. Yıllardır aynı motoru kullanıyorlar. Motor artık paslandı. Oyuncu kitlesi acayip azaldı. Ama adamlar gelen paraya bakıyorlar. Reklam yok hiç bir ilerleme yok. TTneti arkalarına aldılar, myneti arkalarına aldılar bide sobee kendi yapımcılarınıda arkaya aldılar. Ama halen oyun dandikliğini ve oyuncuların isteksizliği devam ediyor. Kısacası iş oyun yapımcılarında bitiyor.
Ceidot Studios öyle değil ama...
 
@Her 100.000 kişiden birisi senin gibi düşünüyorsa genelleme yapılabilir. Ben çok gördüm öyle. Steamde 450 dolar oyun var deyince gözleri açılıyor. Steamgamer birisi için 450 dolar hiç bişey halbuki.
 
$1728.63 USD :sad:

Ülkenin gelişmesi ile ilgili. İnsanların gelirleri arttıkça eğlenceye daha fazla para ayırabilirler.
 
Şu steam kartlarını falan ilk defa duydum,steam'da bazı oyunların uçuk fiyata olmasının sebebi demek bu.Kendi adıma konuşayım,durumum oldukça orijinal oyun almaya çalışıyorum.Bizim hükümet de bu tür sektörlere önem verse gayet güzel olacak fakat özelleştirme ile meşgul kendileri.Ayrıca şu "devletin adına oyun firması" fikrini görünce aklıma İran geldi.Adamlar BF3'deki airstrike sahnelerine karşı "Attack On Tel Aviv" diye oyun yapıyorlarmış.
 
ingilterede oyun mağazaları var, orijinal alıp oyundan sıkılan kişiler gelip bu mağazalara satıyolar, 2. el oyun alıyosun çok daha ucuza. sonra tekrar geri götürüp başka bi oyunla değiştirebiliyosun falan, hoş şeyler.
 
Devlet umursamaz, kişi başına düşen ortalama gelir yerlerde, denetim gözlem 0, insan cahil ve "ne para vercem ya" mantığında, oyun satın alma olanakları çok az... Daha birsürü küçük/büyük sebep birleşince ülkenin geneli korsana yöneliyor. Okulda "1 haftaya ghost recon çıkıcak alıcam" diyince bir anda asosyal ve oyuna para veren gerizekalı oldum en basitinden.
 
Benim orijinal oyunlarla ilgili şikayetim, oyuncuyu daha zora sokacak şeyler olması. En basitinden, orijinal oyun aldığında CD'yi yanında taşıman gerekiyor, oyunu çalıştırırken takman gerektiğinden. Bazı oyunlar, çevrimiçi olmanı gerektiriyor oyunu oynarken ya da en az bir kere çevrimiçi olmanı. Bir de oraya buraya kayıt olmanı, üyelik açmanı isteyen orijinal oyunlar da var. Sinir bozucu. İnsan orijinal oyun aldığına pişman oluyor bundan dolayı bence.
 
状态
不接受进一步回复。
后退
顶部 底部