Hikayesi genel olarak klişe. Oyunu hala bitirmedim tabi ama "Ey yüce olan, sen seçilmiş kişisin, şimdi git ne kadar fakir varsa yardım et, şuraları bombala" hikayesi. Oyunu hikayesi için oynamadım açıkçası. Oyun Dark Souls/Demon's souls ile aynı ruha sahip. renk paletleri donuk ve karanlık.
Ama dövüşler efsane tam anlamıyla. Sadece R2 tuşuyla uygulanan "yakalama" şeysi bile oyunu cazip kılıyor. En son hatırladığım, bizimkilerle yolda yürüyoduk. Yukardan şöyle dev bir Grifin geldi. Dağıtıyor tabi ortalığı. Sonra tam uçacakken ben yapıştım bunun kuyruğuna. Havada uçarken tepesine kadar çıktım. Yaklaştım kanatlarına, sapladım kılıcı, sapladım kılıcı. Bu inleye inleye yere indi tabi. Sonra ne kadar büyücü,muhafız varsa ateş topları filan tecavüz ettiler hayvana.
Boss dövüşleri filan çok eğlenceliydi. Fakat roleplaying olayı biraz geri. Hack'n slash olayı daha yukarıda duruyor oyunda.
"Dark Soulsu biraz daha oynanabilir yapalım, bir de open world katalım" olmuş yani.
Ve fast travel yok. Ona göre alın, sonra pişman olmayın.