Diyarbakır Lice'de Türk Bayrağı İndirildi

Users who are viewing this thread

Sewerus

Banned
Lice'de terör eylemleri devam ediyor.


Diyarbakır'da Türk bayrağını indirdiler

Diyarbakır'da 2. Hava Kuvveti Komutanlığı'nın arka kapısının olduğu bölgedeki duvardan atlayarak kışla içinde direkteki Türk Bayrağı'nı indirdi.

Diyarbakır'ın Lice İlçesi'nde yolu trafiğe kapatan grupla güvenlik güçleri arasında çıkan çatışmada ölen Ramazan Baran'ın cenaze töreninden sonra olaylar çıktı. Gösteriler Diyarbakır merkezde de devam etti. Hürriyet'in haberine göre yüzleri kapalı bir grup, Diyarbakır'da 2. Hava Kuvveti Komutanlığı'nın arka kapısının olduğu bölgedeki duvardan atlayarak kışla içinde direkteki Türk Bayrağı'nı indirdi.

Baran'ın cenaze töreninin ardından bir grup, kepenklerin kapalı olduğu merkez Bağlar İlçesi'nde Göçmenler Caddesi üzerinde barikatlar kurdu, yolu trafiğe kapattı. Grup, gelen polise molotof kokteyli, havai fişek ve taşlarla saldırdı. Polis, göstericilere gaz bombası ve tazyikli su ile müdahale etti.

Göstericiler daha sonra 2. Hava Kuvveti Komutanlığı'nın arka kapısının olduğu bölgede duvardan atlayarak kışla içinde direkte asılı bulunan Türk Bayrağı'nı indirdi.
Kaynak:Mynet Haber
Bir başka ajans,
Türkiye'de 30 yıllk çatışma döneminin ardından devlet ile PKK arasında Ocak 2013'te başlayan barış süreci, zorlu bir viraja girdi. Diyarbakır'ın Lice ilçesinde inşa edilecek kalekolları protesto etmek amacıyla Mayıs sonunda başlayan gösteriler, 7 Haziran'da 2 kişinin güvenlik güçleri tarafından öldürülmesi ile bölgedeki birçok kente sıçradı. 8 Haziran'da Diyarbakır'ın Bağlar ilçesindeki 2.Hava Kuvvet Komutanlığı içindeki bir Türk bayrağının göstericiler tarafından indirilmesi ise ülkenin batısında milliyetçi tepkilere neden oldu.

Olağanüstü hal döneminin yaşandığı 90'lı yılları anımsatan kepenk kapatma ve sokak eylemleri ile askeri önlemlere sahne olan ve Kürt siyasetinin “kalesi” sayılan Diyarbakır'da ise halk, faili meçhul cinayetler ve baskı ile hafızalara yer eden yıllara dönmekten endişeli. Kentin ileri gelenleri de sokaktaki vatandaş da “çözüm süreci” olarak adlandırılan çatışmasızlık ortamının devam etmesi gerektiğini vurgularken, hükümeti barış ortamının tesisi için kalıcı ve somut adımlar atmaya çağırıyor.

Gerilim tırmanıyor

Lice'deki ölümlerin hemen ardından Halkların Demokratik Partisi (HDP) heyeti, PKK'nin İmralı Cezaevi'ndeki lideri Abdullah Öcalan ile görüştü. İtidal çağrısı yapan Öcalan, “Demokratik çözüm umudu, kalıcı barış sağlanana kadar korunmalı” açıklaması yaptı. Ancak hem PKK tarafından hem de hükümetten sert açıklamalar gelmeye devam ediyor. PKK Yürütme Konseyi Üyesi Duran Kalkan, HDP ve BDP'nin kendilerini temsil etmediğinin altını çizerek, “Hükümete güvenimiz yok. Artık Öcalan ile doğrudan görüşmek istiyoruz” dedi. Başbakan Erdoğan da partisinin grup toplantısında bayrak indirme olayına değindi ve "O garnizonun içine girip de bayrağı indireni, indirip gereğini yapacaksın. Yapmıyorsan sorumlusun. Herhalde ben Ankara'dan gelip de o bayrağı indireni, ben indiremeyeceğim" diyerek, olay sonrasında “serinkanlı davrandık” açıklaması yapan Türk Silahlı Kuvvetleri'ni eleştirdi.

"Bayrak olayı provokasyon"

Haftalık olağan grup toplantısını Lice'de gerçekleştiren HDP'nin Eşbaşkanı Sabahat Tuncel ise, “Bayrak indirme olayının provakasyon olduğunu düşünüyoruz” diye konuştu. Barış sürecine rağmen hükümetin bölgede 341 kalekol inşaatı ihalesi düzenlediğine ve 102 kalekolun faaliyete geçtiğine dikkat çeken Tuncel, “Biz hükümetten halkı ikna edecek bir açıklama ve pratik adımlar bekliyoruz” açıklaması yaptı. Hükümet, Lice'deki ölümlerden bir gün önce Diyarbakır'da Kürt sorununun barışçıl çözümünün tartışıldığı bir çalıştay düzenlemiş ancak Kürt siyasetçiler tarafından “tek sesli” olmakla eleştirilmişti.

"Toplumun sürece güveni zedelendi"

Lice olayları ve sonrasında yaşananları Deutsche Welle Türkçe Servisi'ne değerlendiren Dicle Üniversitesi Öğretim Üyesi Vahap Coşkun, çözüm süreci başladığından beri taraflar arasındaki en ciddi güven krizinin yaşandığını söylüyor. “Akil Adamlar Grubu”nda da yer alan Coşkun, “Dünyanın her yerinde bu tür süreçler provokasyonlara sahne olur. Bunları aşabilmek için taraflar sürecin ilerlemesi konusunda irade göstermeli” diyor. Son yaşananlardan ders çıkarılması halinde barış sürecinin ivme kazanabileceğini de dile getiren Coşkun, “Ancak hem doğuda hem batıda sürece olan toplum desteğinin kaybolması halinde olumsuz gelişmeler artabilir. PKK'nın bölgede kontrolü ele geçirdiğine yönelik verdiği resim de devletin barış yolunda somut adımlar atmaması da her iki kamuoyunu ayrı ayrı şüpheye itiyor” diye konuşuyor. Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Daimi Meclis Üyesi işadamı Baki Karadeniz ise olumsuzluklara rağmen Kürtlerin de devletin de 90'lı yıllardaki gibi davranmadığının altını çiziyor. Gerilim siyasetinin bölge iş dünyasını da tedirgin ettiğine vurgu yapan Karadeniz, “90'lardaki inkar ve imha politikalarına dönüleceğini düşünmüyorum. Umudumuzu korumak istiyoruz. Topyekün demokratikleşme, bu sorunun çözülmesindeki yegane unsur olacaktır” diyor.

20 yıllık Lice davası bu hafta görülecek

Lice'de Ekim 1993'te 18 kişinin öldürülmesi ile sonuçlanan olayları “Hawara Lice (Lice'nin Feryadı)” adıyla belgeselleştiren gazeteci Veysi Polat, söz konusu ölümlerden sorumlu tutulan dönemin Jandarma Alay Komutanı Eşref Hatipoğlu ve Üsteğmen Tünay Yanardağ'ın 13 Haziran'da hakim karşısına çıkacağına dikkat çekiyor. Buna karşın bölgede yaşayan Kürtlerin 90'lardaki uygulamalara geri dönmekten endişe ettiğini vurgulayan Polat, “O dönemlerden beri ilk kez Diyarbakır ve çevresinde alınan askeri önlemler insanları korkutuyor. Hem devlet hem de örgüt tarafından sürecin daha sağduyulu yönetilmesi bekleniyor” diyor. Lice'deki ölümlerin ardından Öcalan'ın yaptığı açıklamaların bazı BDP çevrelerinde “yetersiz” bulunduğuna da dikkat çeken Polat, “BDP'nin internetteki forum sayfalarında Öcalan'ın sözlerine ilişkin rahatsızlıklar dile getiriliyor. Bu da bölge açısından bir ilk” diye konuşuyor.

"90'lara dönmek istemiyoruz"

Diyarbakır'ın Yenişehir bölgesinde esnaflık yapan 43 yaşındaki Alaaddin Kılıç ise, 30 yıl boyunca devlet tarafından “düşük yoğunluklu savaş” olarak tanımlanan çatışma ortamında yaşayan Kürtlerin “barışın tadını aldığını” ve bundan vazgeçmeyeceğini söylüyor. Kılıç'ın sözleri, sokaktaki insanların Lice olaylarına bakışını da özetliyor: “Tarafların bu süreci çok daha ciddiye almasını bekliyoruz. Bir daha 90'lı yıllara geri dönmek istemiyoruz.”

© Deutsche Welle Türkçe

Kaynak
Aram Ekin Duran / Diyarbakır

Bir başka Lice olayı
http://www.mynet.com/haber/yasam/licede-evde-patlama-1-olu-4-yarali-1289262-1

 
Benim anlamadığım, neden vurulmuyor bu herif ? Bir kaç sene önce de Kıbrıs'ta bir Rum Türk (Ya da KKTC) bayrağını indirirken vurulmuştu, bunun ne farkı var. Kaldı ki bayrağı indirmese bile askeri bölgeyi girmesi başlı başına bir neden. Ama yok barış süreci var cağnııım. Barış süreci sadece bize var, onlara her şey serbest.
 
Kayra said:
Benim anlamadığım, neden vurulmuyor bu herif ? Bir kaç sene önce de Kıbrıs'ta bir Rum Türk (Ya da KKTC) bayrağını indirirken vurulmuştu, bunun ne farkı var. Kaldı ki bayrağı indirmese bile askeri bölgeyi girmesi başlı başına bir neden.
Sıradan bir ihmal,her zamanki.
 
Bu ülkenin gittikçe çivisi çıkmaya başladı, olayı tam okumadım fakat gördüğüm ve duyduğum kadarıyla askeriyeden indirilmiş Türk bayrağımız bu da demek oluyor ki askerlerin vurma yetkisi vardı ama vurmadı. Anlamıyorum cidden anlamıyorum.
 
Öldürüncede " Katil TC sivilleri öldürme! "

  Benim asıl sinirime giden yere düşünce ağlayıp "Türkler bize işkence ediyor." diyen adamın sokakta "Ben ölümü riske aldım davamdan geri dönmem " filan demesi.
 
İhmaldir diyorum,olacak herhangi bir ihmal olma ihtimali bile yok.Terörist veya gösterici,askeri kışlaya hangi hak ile girsin? Hadi girdi,durdurmaya çalışırsın,olmadı mermiyi basarsın.Nedir bu korku anlayabilmiş değilim.Sen askersin yahu bayrak dediğin canından önce gelir.Vay halimize...
 
1996'da Kıbrıs'ta bir Rum'da bayrağımızı indirmeye çalışmıştı ama indiremeden vurulmuştu.Bunun ondan farkı ne? Ama askerlerde haklı.Vursalar muhtemelen askerlikten tasfiye edilirler hatta cezaevine bile atılırlar.
 
Böyle olmamalıydı askerimiz o bayrağı indirmemeliydi hatta o an için ondan başka bir şey düşünmemeliydi çünkü zamanında düşünülmemişti ama herkese bunu aşılayamazsın.
 
Siz hala barış süreci deyin. Bi' sizi yatırıp sevmedikleri kalacak. Bana göre bayrağı indirmeye çalışan eleman vurulmalıydı. Türkiye itibar kaybetti.

Burada o bayrağı indirirsen direğini sokarlar.
 
"Biz lafa değil, icraata bakarız" diyolar, ama bu sefer hiçte iyi olmadı. Ben orda olsam kendi askerliğim hayatım yansa gene de vururdum. ama değiliz ki işte, hadi vurdu diyelim olaylar daha fazla yükselecek ama düşünün onca insanın şehit olduğu, rengini bu kandan aldığı bu bayrağı nasıl indirtiyorsun be kardeşim?
 
timsah_arena said:
Nerede bu tayyipçiler ! Reklam filminde bayrağı indirtmiyorlar, hadi sahalarda görelim sizi artık, yobazlar !
Haklısın.Tayiipci hasan paşa felan bize platformlarda din dersi vermeye çalışıyordu şimdi nerdeler hadi...!

Kısacası nasıl indirirler ! Bu ne cürret!  Şehitlerimizin  kemiği sızlıyordur.akepe ye oy verirseniz böyle olur.Şimdi acaba ne söyleyecekler !

Şerefsiz vatan hainleri bdp.Bunlara inanıp barış süreci gibi şaçma bir şeye inanırsanız böyle olur.
 
timsah_arena said:
Vatana ihanetin adına, barış süreci ( açılım ) gibi isimler koydular.
Kısacası hepsi şerefsiz ben bu bdp gibi o*****ara oy verenlere şaşıyorum.Barış süreciymiş.
Kısacası hepsi  o.......çoçuğu
[VİDEO]:http://www.odatv.com/vid_video.php?id=8D250

baby dont ban me said:
Bu tepkiler devlet inşa ettiği kalekollarla dokuz yaşında çocukları bombalarken de aynı mıydı merak etmekteyim.
Senin gibi vatan haini peze**** in kafasına bir mermi atmak gerek..bdp li kürt vatan hanini.Türk düşmanı şerefsiz
 
http://haber.sol.org.tr/devlet-ve-siyaset/4-yil-oldu-ceylanin-katilleri-hala-bulunmadi-haberi-80287
Bakın,medyaya yansımış olan ve benim aklımda kalan haber bu.Devlet karakollar inşa etmekte direttikçe bölgede tepki alıyor,henüz bir yıl olmadı licede karakoldan sivil halka ateş açılması sonucu bir genç öleli.
 
Göstericiler dediğimiz insanların örgütlenme şekli ve işleyiş biçimi çok farklı misal Rojava TV'de verilen haberler doğrudan HDP'nin kararları ile bağlı.Bu da öyle devamlı bir bağlantı söz konusu, kışlaya bağlı birimleri olduğu muhakkak içeriden birileri olmasa bu iş zaten yürümez , gerilim onlar sayesinde tırmanıyor.Terörist adamın,kışla kapısından girmesi aşırı hata olur ve inanılmaz tepki yaratır,planlı bir çözüm aramışlardır.

En kolay çözüm ise duvar,daya merdiveni,hoop kışla,hadi hadi kimse görmüyo,direğe tırman onbeş saniye,indir bindir geri bas.Operasyon bitmiştir,sonra asker diyor ''Enee bayrak inmiş,vay *****''
 
Back
Top Bottom