Dînî Tartışma

Users who are viewing this thread

Zeitgeist izlemiş bireylere bir sorum (izlemediyseniz izleyin mutlaka), mısırdan isaya kadar olan sürecin mısırlıların inanış biçim ve teorilerine uygun olduğunu ve gerçek olduğunu varsaydığımız bir durumda, muhammed için ne söyleyebiliriz? Yine paganistik bir din anlayışı hakim, pagan dinlerine hakim biri tarafından eğitilmiş bir muhammedin, kendi halkını kurtarmak için yaptığı bir oyun denebilir mi?
 
Zeitgeist izlemiş bireylere bir sorum (izlemediyseniz izleyin mutlaka), mısırdan isaya kadar olan sürecin mısırlıların inanış biçim ve teorilerine uygun olduğunu ve gerçek olduğunu varsaydığımız bir durumda, muhammed için ne söyleyebiliriz? Yine paganistik bir din anlayışı hakim, pagan dinlerine hakim biri tarafından eğitilmiş bir muhammedin, kendi halkını kurtarmak için yaptığı bir oyun denebilir mi?
Bana göre Muhammed denilen kişi Fallout evreninde ki courier 6 ve chosen one'dan farkı olmayan birisi. Döneminin Arap yarım adasında Araplar ticaretle zengin olmuş, astroloji, şiir gibi konularda ilerlemiş ancak ahlaksal ve moral kodu anlamında yerlerde gezmekte.

Muhammed'de doğal bir karizma, konuşma yeteneği ve tehlikeli sayılabilecek derecede zeki birisi. insanları birçok dini metaforlari da kullanıp organize etmiş ve bu ahlaki olarak yerlerde surunmeyi değiştirmek istemiş. Çünkü o zamanın Arap toplumunun, toplumsal bunalımın çıkarttığı bı figür Muhammed.

İnsanlara şiir okuyarak, bazenleri vaaz vererek ilham kaynağı olmuş. Daha sonra bu bir harekete dönmüş. Muhammed öldükten sonrada hareket, dine dönüşmüş. O zamanın herhalde ( spekule etcem buraları ) Muhammed in takipçileri olsun, kurmayları olsun teologlari din alimleri olsun Muhammed'in şiirlerinden ve vaazlarindan etkilenerek Kur'an'ı yazmislar ve kitaba hem mistik hem legalistik bir hava vermişler saglamci olmak adina. sanırım uzun, çok uzun vadelik bir yatırım Kur'an'ı Kerim. Sahabe denen kişilerede danışmaktan cekinmemisler.

Sonuç olarak Muhammed'in öğretilerinden esinlenip ve biraz değiştirip Muhammed'in hareketini daha merkezi ve prensipli bir organizasyona yani 'dine' dönüştürmüşler.
 
Last edited:
Arap paganizmine reform amacıyla başlanmış, Muhammed öldükten sonra yeni bir dine dönüştürülmüş bence. Hristiyanlıkta da aynı olay var. İsa, yahudi soyluların ve din adamlarının Roma'yı yalamasından bıkmış ve dine bir reform getirmek istemiş. Kendisi öldükten sonra takipçileri bu fikri bir doktrin haline getirmişler. Dinlerin tarihini araştırınce bu hikaye çok fazla karşına çıkıyor.
 
Arap paganizmine reform amacıyla başlanmış, Muhammed öldükten sonra yeni bir dine dönüştürülmüş bence. Hristiyanlıkta da aynı olay var. İsa, yahudi soyluların ve din adamlarının Roma'yı yalamasından bıkmış ve dine bir reform getirmek istemiş. Kendisi öldükten sonra takipçileri bu fikri bir doktrin haline getirmişler. Dinlerin tarihini araştırınce bu hikaye çok fazla karşına çıkıyor.
Üstüne ekliyorum. ideolojileri de buna ekleyebiliriz. İdeolojiler bence dinlerin evrimleşmiş hali gibi bir şey. Buna komünizm, kapitalizm ya da türk ekolunde Kemalizm, demokratik islamcilik de. Farketmez. Hepsi çağına göre evrilmis bi yaşam stili. Cahillik çukuru.

Dindar bir insanın aklindaki, zihnindeki Allah ya da peygamber figürü neyse bir kemalist içinde öyle.

dindarların dini objektif anlamda savunma argümanlarınan biri budur mesela. burada ( evrende, doğada, yaşamda) bizi gözeten bir babanın ya da sahiplenici babasal bir varlığın olması ve buna inanmamız kötü bir şey mi? Bunu hissetmenin bize verdiği ruhsal güzellik, rahatlık ahlaksal oturmusluk fena değil mi yav? Aklımızı baskısına emanet etmek pardon aklımızı emin ellere emanet etmek fena değil mi yav? derler. Dindar kemalist te dindar islamci da der
bunu heral de.

İşte kendini kemalist, komünist, kapitalist olarak bilen kisiler içinsede allahsal (ya da peygambersel de olabilir bu) bir figür olarak Mustafa Kemal Atatürk var.iste kapitalistler icin Para var. Komünistler için Lenin ve fakirlik (:grin:) var.

Bizi gözeten bir babasal varlik... Ve hayatında ki karsilasacagi şeylere ( olaylar, tanımlamalara) karşın bütün görüşleri kolayca entegre edebilmesini sağlayan bir olgu aslında bu. İlmihaline de 6 ok, kutsal kitabına nutuk falan deriz artık. :grin:

İnsanlar karşılaştığı şeylere karşı yorum yapmak için; çok küçük marjinal azınlıklarin yapabildiği gibi kafa yoramiyor, yormuyor. Hatta farkında bile değil. Farkındaliklari yok. Çünkü sınıf ayrımı diye bir şey var karnını doyurmak için çalıştığı işin dışında kendisine ayırabilecek vakti yok... Bu yüzden bilişsel bir şekilde ideolojiler dinler, cultler loncalar ya da fikirler falan filan yükseliyor. Bir benlik, bilinç oluşuyor. Ahlaki ikilemleri susturmak icin. Kafadaki sorulara, sorunlara çözüm bulamadığı ya da bulabilecek iradeye sahip olmadığı ve kendisine en yakın otoriteye sığınarak kendisini kolayca bir şekilde ait hissedip rahatlamak, moral koduna göre yaşamak icin. Sınıf ayrımının zorlamasina uymak zorunda olduğundan dolayı daha çok anlık hayvanı durtulerinin üstüne düştüğü için. Yoksa bunlar olmasa insan boşlukta süzülür ot gibi yaşardı değil mi? Sanayi devriminde fabrikada çalışan bı işçi karnını doyurma derdinde. Başka ne düşünsün? Anadoludan vergi almasına rağmen Anadolu halkını ıslah etmeye, refah etmeye tenezzül etmeyen üstüne üsten bakisci dindar yobaz cumhuriyete karşın cahil Anadolu halkı napsin? Fakir oldukları için dine sarılıyorlar işte.

Zaten bı yerde okumuştum eğitim düzeyinin yüksek olduğu yerlerde nefret ve kin daha az olurmus. hatta hasimlar birbirlerini gerçekten hiç sevmesede saygı duyarlarmis. Kafaya takıntılar yapıp antagonize etmezlermis.

Ben bu entariyi burada bırakıyorum yoksa kendimi bu ıssız yerlerde kaptırıyorum. Konunun konseptinden kayiyorum. :razz:
 
Last edited:
Sabah karanlığında fabrikaya gidip akşam karanlığında evine gidebilen adama din ne yapabilir ki? Sanayi devriminin insanı değersizleştirmesi, dini boş bir konsept haline getirdi. Nasyonalizm ve komünizm gibi ideolojiler, dinin yetersiz kaldığının göstergesi. Insanları birbirine baglayan din önemini kaybedince, yeni ideolojiler ortaya çıkmış. Nietzche "God is dead" dediğinde bunu kastediyordu.
 
Sabah karanlığında fabrikaya gidip akşam karanlığında evine gidebilen adama din ne yapabilir ki?
''Allah benim ne kadar sıkı çalıştığımı görüyor,diğer dünyada beni ödüllendiricek'' kafasıyla düşünen insanlar var.
Unutmayın ki bu ülkenin ileri gelen din adamlarından ''Fakirlik çok güzel bir şey,Allah katında değeri var keşke fakir olsaydım'' demişti.Bir nevi ayakta uyutmak.
 
Sanayi devriminin insanı değersizleştirmesi, dini boş bir konsept haline getirdi.
Farkında olmadan “Sanayi devriminden önce insanlar değerliydi ve bunu da din sağladı. Sonra sanayi devrimi çıktı insanlar değersizleşti.” demek istemişsin ama işte niyet önemli, nereden kara çalabilirsek hesabı... :smile:

Unutmayın ki bu ülkenin ileri gelen din adamlarından
Zengin olmanın günah olduğunu söyleyen bir din, en azından İslam dininin böyle söyleyen bir din olduğunu bilmiyordum açıkçası. Zenginliğin imtihanı fakirliğin imtihanından daha zordur. Zengin adamın harcayacağı her bir kuruşun hesabının olacağını söyler İslam dini. Zengin olup da keşke fakir olsaydım diyen bir din adamının söylemleri içi boştur dini bağlamaz. Nitekim peygamberin tüccar olmasına rağmen fakir olduğu oryantalistler tarafından da kabul edilen bir realite. Onu diyen din adamı versin tüm mülkünü bir hayır kurumuna samimiyetini görelim.Yine dini eleştireceğim diye “falanca kişi şunu söyledi.” üzerinden geçersiz bir eleştiri tarzı.
 
Last edited:
Nitekim peygamberin tüccar olmasına rağmen fakir olduğu
Günün sonunda altında bir islam devleti ve sayısı tam olarak belli olmamakla birlikte min 9 tane kadınla evlenip hepsini + çocuklarını+ akrabalarını doyuracak kadar mal varlığı.
 
min 9 tane kadınla evlenip hepsini + çocuklarını+ akrabalarını doyuracak kadar mal varlığı.
O dönemin kabilevari bürokratik, mali ve devlet yapısını okumanı tavsiye ederim. Hz. Muhammed dönemi İslam devleti dediğin devleti günümüz devletleriyle ya da peygamberden sonra Bizans, Sasani bürokrasisiyle etkileşim halinde gelişen devlet gücüyle özdeşleştirmemen gerektiğini biliyorsundur. Nitekim o devirdeki devlete devlet bile denmiyor. İslam devletinin devletleşmesi Sasanilerle tanıştıktan sonra başlamıştır.

Ayrıca, tüccarlıktan kazandıklarını bağışlıyor sağa sola kendisi zarif bir hayatı tercih ediyor. Burada bahsi geçen keşke fakir olsaydım diyen din adamlarına atfetmiştim bu durumu. Bununla alakalı birçok referans var buraya dizemeyeceğim.
 
Last edited:
Yine dini eleştireceğim diye
Yazdığımı bir daha okur musun?İnsanların düşünce yapısını ve bunu bize aşılayan kişileri söylemişim dine burdan eleştiri yapmamın anlamı yok yapmam da.Sadece dinin insanların üzerindeki etkisini söyledim.
 
Konu devlet meselesi değil zaten. Kısa zamanda aşırı zenginleşmiş biri olduğunu söylüyorum. Pek de fakir birisi değil. Ki tüccarlığı döneminde de öyle fakir bir hayatı olmadığı söyleniyor zaten. Öncesinde fakirlik yaşamış olduğunu varsaysak bile ilk evliliği ile birlikte fakirlik falan yaşamıyor.
 
Zenginleştiği dönem İslam dinini tebliğ ettiği dönem değil. Zenginliği ilk evliliğinden sonra eşinin de tüccar ve zengin olduğu bir döneme tekabül ediyor. İslam’dan sonraki yaşantısının zengin ve lüks olduğunu kimse iddia edemez. Aksine mülkünü dağıtıyor ve saray inşa edelim teklifini reddediyor. Hala ölene kadar kaldığı zarif ev duruyor şu an. Çok zengin olduğu ve şatafatlı olduğu iddia edilen bir insanın yaşadığı ev ortada. Soyundan gelen ilk kuşağa da bıraktığı bir miras yok. Onlarda fakirlik için de yaşamış bu da kaynaklarda geçiyor. Tüm bunlar İslam’ı kullanarak para, pul devşirdiği yönündeki iddialara set çeker.
 
Günün sonunda altında bir islam devleti ve sayısı tam olarak belli olmamakla birlikte min 9 tane kadınla evlenip hepsini + çocuklarını+ akrabalarını doyuracak kadar mal varlığı.
Günün sonunda altında bir islam devleti ve sayısı tam olarak belli olmamakla birlikte min 9 tane kadınla evlenip hepsini + çocuklarını+ akrabalarını doyuracak kadar mal varlığı.

9 tane kadınla evlenmiş diyorsun. gerçekte daha fazla evlendi. içerisinde 15 yaşında 'çocuk'da var. ancak burada yanlış anlama var. o kadınların çoğuyla cinsel bir ilişkisi yok, cinsel ilişki kurma amaçlı değil zaten. kendisi örnek olmak adına ve kadınları korumak adına yaptığı 'siyasi' eylemler onlar. kadınlarla evlenmesi.

bazıları kabile reislerinin kızları. siyasi bağ kurmak adına karısı yapıyor onları. bazıları eşi savaşta ölmüş kadınlar. sahabelere örnek olmak adına kadınlara böyle sahip çıkın anlamında onlarla evleniyor.

ayrıca islam devleti demişsin ama muhammed'in islam devleti yok. muhammed in kendisi bile islamcı değil. :grin: bu dediğim çoğu insana saçma gelecektir dalga falan geçeceklerdir hatta. ama öyle. muhammed in devleti raşidun diye geçer. (devlette denemez gerçi.) islamcı bir devlet diye de diyemeyiz hatta. aşırı islamcılık aktiviteleri dört halifenin ilk halifesin de bile başlamıyor. sanırım 2. ya da 3 .halife zamanında başlıyor ve bu başladığında dahi öyle aşırı islamcılıkta yok. bu islamcılık olayı daha çok emeviler de, ilk dört halifelerin orta ve son zamanlarında iş gibi başlıyor.
daha çok bu, müslümanlara kök söktürmüş sonrasında takiye misali müslüman olan ebu sufya nın oğlu muaviye nin zamanında emperyalistik arap milliyetçiliği ile başlıyor.

ayrıca muhammed gibi insanları zenginlik 'wealth', makam, güzel karılar gibi şeyler tatmin eder diye sanıyorsan daha doğrusu muhammed'in zengin olduğunu sanıyorsan yanlış sanıyorsun. :grin: (burayı yanlış anlamış da olabilirim.) Muhammed zengin dul bir kadınla evleniyor. (bakire kadınları tavsiye etse bile. lol. muhammed yakışıklı, zeki, alfa adam tabi. demek ki tavlamış kadını. atatürkte türkiye nin en zengin adamının kızıyla evleniyordu. bu bi adet olsa gerek.)

tabi kendisinin ticari zekası var ama sermaye olmadıktan sonra nire? çocukluğunda fakirlik çekmiş sanırım. küçük, çocuk yaşta annesi de babası da vefat ediyor amcasıyla takılmaya başlıyor. genç yaşında 'ahlaksızlıklara' 1.gözden şahit oluyor, koyun falan güdüyor. neyse bunlar başka şeyler anlatmama gerek yok. :razz:
 
Last edited:
muhammed'in zengin olduğunu sanıyorsan yanlış sanıyorsun
Muhammed zengin dul bir kadınla evleniyor.
tabi kendisinin ticari zekası var ama sermaye olmadıktan sonra nire?

25 yaşındayken 40 yaşında zengin bir dul ile evlendiğini, sermayesini bu kadın sayesinde ortaya çıkardığını ve bu kadının zenginliğinin sadece para olmadığını, diğer dinlerin papazlarının (ki en dikkat çekeni varaka bin nevfel idir, o ölmeden önce yazılan alak-kalem-müzemmil (ya da alak, müdessir ve tebbet[ki tebbet direkt muhammedin amcası üzerine gelmiş bir sure, fazla kişisel tanrıya göre]) surelerinde etkisi gözle görülürdür zaten o öldükten sonra yazılan 6 surede de etkisi görülür. Öldükten sonraki 40 günlük süreç yüksek ihtimalle "3 pagan din hakkında kütüphane niteliğinde olan insanın ölümünün" yası çekilmiştir.
Muhammedin bu noktada ilk karısı müslümanlığın doğumuna neden olan yegane yapıtaşı olabilir. Bu kadınla değil daha az nüfusu olan başka çok aşırı zengin bir kadınla evlenseydi, muhtemelen müslümanlık hiç doğmayacak, büyük arap devletleri mekkeyi falan hiç takmadan geçecekti, zaten mekke de kabile reislerinin çapraz evliliği ile büyüyen bir yer, etrafı yağmacı dolu.
yani yazdıklarına ekleme yaptım, sana muhalefet yapmıyorum buraya not düşeyim.



Peki Mekke - Medine değil Petra-Medine muhabbeti ve Muhammedin aslında okuma yazma bilmeyen değil de, o zaman mevcut olan dinlerden hiçbirine tabii olmadığını iddia eden "ümmi" kelimesi hakkında ne düşünüyorsunuz?

Petra muhabbetini şöyle açayım; Petra şehri, uzun yıllardır israil toprakları içerisinde aktif bir yerleşim yeri ve ticaret bölgelerinden bir tanesi, 3 büyük dinin de esintilerinin bulunduğu bir yer ve tarihsel açıdan hem muhammedin hem de ilk kabenin konumuna uygun bir yer. Üstelik ilk yazılan surelerde (burada Mısır standart kronolojik kuran sıralamasını kullanıyorum yani kuran sıralamasını değil, nöldekenin sıralaması daha mantıklı olabilir bilemiyorum) coğrafi işaretlerde Petra bahsedilen noktalara daha uygun. Üstelik kabenin bir kaç kez yıkılması ve en son mekkede tekrar yapılması da sanırım asıl konumun mekke olmaması (ki zaten 8. yüz yıla kadar mekkenin m'si herhangi bir haritada geçmiyordu bile) mantığına aykırı gelmez.
Bu noktada acaba muhammed gerçek bir figür müydü? Sorusu geliyor insanın aklına bundan önceki pagan peygamberlerinin birer efsane/mit olma ihtimalinin çok çok yüksek olduğunu düşünürsek.

Ümmi kısmına gelirsek, ilk yazılan sure "oku" ile başlıyor olabilir. Ama sıkıntı şu, bu sureler yazılmıyor. ve çevirmenler yazılı metin çeviriyorlar. Yani Kıraat et manasına gelen bu "ikra" aslında anla, düşün, duyur manasına da geliyor. Burada neden oku seçildiğini anlamışsınızdır.
Ümmi kısmına devam edelim, bu noktada ümmi yine bir hata yapılarak "okuma yazma bilmez" olarak yorumlanmıştır. Anadan doğma manasına gelen bir kelimedir sonuçta. Dinsiz bile denebilir?

Bunlar şahsi fikirlerimdir.
 
Adam bir senaryo yazmış, ona inanmış ve onu anlatıyor abi. :smile: Hangi Büyük Arap devletleri Mekke’yi takmazdı peygamberin döneminde? O dönemde Gassaniler var Hristiyan Arap devleti olarak ve devrinin en büyük Arap devleti. O da İslam’ı hiç önemsememiş, kendisine tehdit olarak görmemiş. Nasıl bir kadının sermayesinden büyükçe bir İslam devleti kuruluyor acaba?
 
peygamber öncesi mekkeden bir veri sun.
Ve devlet kurmuyor da, medinede ölüyo adam.

kaldı ki verilerimin %90'ı makaleler aracılığı ile yazılıyor buraya götümden attığım şeyi yazıyor olsaydım bilimum tefsircilerden alıntılar yazardım
 
peygamber öncesi mekkeden bir veri sun.
Ve devlet kurmuyor da, medinede ölüyo adam.

kaldı ki verilerimin %90'ı makaleler aracılığı ile yazılıyor buraya götümden attığım şeyi yazıyor olsaydım bilimum tefsircilerden alıntılar yazardım
Çok ilginçtir harbiden vatanında değil Medine'de vefat ediyor.

Bu Petra muhabbetini merak ettim ya okuyup araştırıcam.

Ayrıca ben bazı şeyleri götümden atıyorum( okuduğum şeyler olsada çoğu ) okuyan forum dışı ziyaretçi varsa dikkatine :razz:
 
Last edited:
25 yaşındayken 40 yaşında zengin bir dul ile evlendiğini, sermayesini bu kadın sayesinde ortaya çıkardığını ve bu kadının zenginliğinin sadece para olmadığını, diğer dinlerin papazlarının (ki en dikkat çekeni varaka bin nevfel idir, o ölmeden önce yazılan alak-kalem-müzemmil (ya da alak, müdessir ve tebbet[ki tebbet direkt muhammedin amcası üzerine gelmiş bir sure, fazla kişisel tanrıya göre]) surelerinde etkisi gözle görülürdür zaten o öldükten sonra yazılan 6 surede de etkisi görülür. Öldükten sonraki 40 günlük süreç yüksek ihtimalle "3 pagan din hakkında kütüphane niteliğinde olan insanın ölümünün" yası çekilmiştir.
Muhammedin bu noktada ilk karısı müslümanlığın doğumuna neden olan yegane yapıtaşı olabilir. Bu kadınla değil daha az nüfusu olan başka çok aşırı zengin bir kadınla evlenseydi, muhtemelen müslümanlık hiç doğmayacak, büyük arap devletleri mekkeyi falan hiç takmadan geçecekti, zaten mekke de kabile reislerinin çapraz evliliği ile büyüyen bir yer, etrafı yağmacı dolu.
yani yazdıklarına ekleme yaptım, sana muhalefet yapmıyorum buraya not düşeyim.



Peki Mekke - Medine değil Petra-Medine muhabbeti ve Muhammedin aslında okuma yazma bilmeyen değil de, o zaman mevcut olan dinlerden hiçbirine tabii olmadığını iddia eden "ümmi" kelimesi hakkında ne düşünüyorsunuz?

Petra muhabbetini şöyle açayım; Petra şehri, uzun yıllardır israil toprakları içerisinde aktif bir yerleşim yeri ve ticaret bölgelerinden bir tanesi, 3 büyük dinin de esintilerinin bulunduğu bir yer ve tarihsel açıdan hem muhammedin hem de ilk kabenin konumuna uygun bir yer. Üstelik ilk yazılan surelerde (burada Mısır standart kronolojik kuran sıralamasını kullanıyorum yani kuran sıralamasını değil, nöldekenin sıralaması daha mantıklı olabilir bilemiyorum) coğrafi işaretlerde Petra bahsedilen noktalara daha uygun. Üstelik kabenin bir kaç kez yıkılması ve en son mekkede tekrar yapılması da sanırım asıl konumun mekke olmaması (ki zaten 8. yüz yıla kadar mekkenin m'si herhangi bir haritada geçmiyordu bile) mantığına aykırı gelmez.
Bu noktada acaba muhammed gerçek bir figür müydü? Sorusu geliyor insanın aklına bundan önceki pagan peygamberlerinin birer efsane/mit olma ihtimalinin çok çok yüksek olduğunu düşünürsek.

Ümmi kısmına gelirsek, ilk yazılan sure "oku" ile başlıyor olabilir. Ama sıkıntı şu, bu sureler yazılmıyor. ve çevirmenler yazılı metin çeviriyorlar. Yani Kıraat et manasına gelen bu "ikra" aslında anla, düşün, duyur manasına da geliyor. Burada neden oku seçildiğini anlamışsınızdır.
Ümmi kısmına devam edelim, bu noktada ümmi yine bir hata yapılarak "okuma yazma bilmez" olarak yorumlanmıştır. Anadan doğma manasına gelen bir kelimedir sonuçta. Dinsiz bile denebilir?

Bunlar şahsi fikirlerimdir.
Yalnız bu yazıyı okuyunca tekrar bı beyin fırtınası yaptım güzel derleyip yazmışsın. Final de ben Allah'ı yaratan kisinin muhammed olduğuna inanıyorum. İslamiyette bir şekilde bugünlere evrilmis işte.

Dine inananları yargilamiyorum. Bazı müslümanlar gerçekten Müslümanlık açısından hayat stillerini çok güzel ifa ediyorlar. Bazı dindas ateistlerimden bile daha iyiler.



Bu tip muslumanlar cogalsa keşke. Kuranı kendisince farkli farklı yorumlayan o kadar oluşum iğrenç zihniyetli sakallilar var ki.
 
Back
Top Bottom