Ölüme Adanmış Hayatlar | 3. Bölüm Geldi!

正在查看此主题的用户

III.Bölüm:Yok Olan Ordu       
Mareşal hemen kendini toplayıp dikkatini alana vermeye çalıştı. Burada savaşmayı planlamıyordu. Düşünecek vaktinin birkaç saniyeden fazlası olmadığını biliyordu. Emrini verdi.
“Kont Levi okçuları yanına al ve hemen arkadaki tepeye koş. Hızlı olun ve emrimi bekleyin.”
“Peki efendim. Okçular beni takip edin!”
“Kont Allery süvarilerin bir kısmını alıp sağ kanada geçin ve emrimi bekleyin”
Bu önceden konuşulmamış bir şeydi. İlk deva bir bölüğü bir komutana devrediyordu. Ama eski usullerle olmadığı daha önce test etmişlerdi. Kont Allery süvarisi ile bilinen güçlü bir lorddu. Diğer bir yandan Kont Levi’nin iyi bir nişancı olmasına güvenmiş okçuları ona vermişti. Ne kadar doğru bir karar bilmiyordu ama yapacak başka bir şey yoktu.
“Kont Bolur geriye kalan süvarilerle diğer kanada geçin.”
Kont Bolur sessizce denileni yaptı. Mareşal aklından bir plan uydurmuş bilmedikleri bu plana orduyu sürüklüyordu.
“Kont Neglan piyadeler ile tam burada bekleyin!”
“Emredersiniz efendim.”
Kont Neglan usta bir piyade idi. Savaşı yönetmek için at üstünde gezinmekten hep şikayet ederdi. Piyade konusunda ona güvenmişti. Toz bulutu git gide yaklaşıyordu. Herkes hazırdı gelebilirlerdi.
  ***
Mareşal Nerr son kez haykırdı.
“Seres Astnen iyi bir ok yağmuru istiyorum. Piyadeler öne! Süvariler düşman oklarından gizlenecek bir yer bulun! Size bizzat ben liderlik edeceğim. Piyadeleri ise Tarre alacak.”
Intepry, Mareşal Nerr’in ne kadar değiştiğini düşündü. Taktik bilgisi üst düzey olmuş. Süvari kabiliyeti üst düzeydi.3-4 seneki Nerr’den eser yoktu. Kendisine bir görev verilmemiş olmasının rahatlığı ile maskesini kafasına geçirdi ve mareşalden gelecek emirleri beklemeye başladı. İki taraf arasındaki savaş başlıyordu. Okçular yaylarını germiş emirleri bekliyordu. Etrafına bakındı. Taktik kusursuzdu. Konum avantajı rakipteydi. Şövalyeleri öne sürmek imkânsızdı. Tepeyi tırmanırken Svadya Şövalyelerinin akını veya ok yağmurunda kalabilirdi. Aradaki vadiyi kullansa iki tarafdan hızlı inen süvariler ve önlerinde duran piyadeler arasında şövalyeler zorlanabilirdi. Ama şuan bu söz konusu değildi. Nerr rakibi atağa zorluyordu. Vaegir Okçuları ve Svadyan Keskin Nişancısı. Düşünmeye gerek olmadığına karar verdi. Vaegir okçuları hızlı ve iyi nişancıydı zafer hiçte uzak değil gibiydi. Nerr’e baktı havadaki ele yere inmişti…
  ***
Vaegir Okçularının saldırısıyla Entry’de emri verdi. Arbaletçiler saldırıya başladı. Levi okunu sıkarken düşündü. Kendi nişancılarına güveniyordu hepsi isabette daha iyidi. Ama hız Vaegirleri gösteriyordu. Kafasının yanından geçen ok arkadaki nişancının böbreklerini delik deşik etti. Zor durumdaydılar. Rakip seri bir şekilde nişan almadan oku çekip atıyordu. Kalabalık sayıları ve hızları büyük kayıplara neden oluyordu. Yanındaki okçu yere devrildi. Rakipin tek tük kayıplarını saymazsak hiç kayıpları yoktu. Oysa kendileri tek tek avlanıyordu. Buna karşılık tek çözümün Süvarileri atağa geçirmekten başka bir şey olmadığını herkes biliyor ama cesaret edemiyorlardı. Daha fazla kayıp vermenin anlamı yoktu Entry emri verdi.
“ Süvariler doğu ve batı kanatlardan saldırıya geçin! Levi adamlarını güneybatıdaki ormana sakla biraz korunaklı olur.”
Süvariler doğuda Allery batıda Bolur’un komutasında ilerliyorlardı. Beklenildiği gibi rakip ordunun arasında Vaegir Şövalyeleri fırladığı. Hepsi Doğu yönüne ilerliyordu. Entry büyük bir karmaşa içindeydi. Nerr inadına yaparmış gibi her hamlede planları mahvediyordu. Süvarilere taktik değil meydan savaşı koşuyordu. Entry batıdaki kuvvetleri doğuya almazsa doğu komple yok olacaktı. Eğer alırsa da şövalyelerden açıkta kalan piyadeler hücum şansı kaçacaktı. Piyadelerin bir kaçında mızrak vardı. Süvarileri oraya süremezdi en önemlisi de askerlerini çöpte bulmuyordu. Doğu kanadını ölüme terk edemezdi. Haykırdı.
“Bolur doğu tarafına!”
Tam süvarileri dengeye almış, okçular ormanda Vaegir okçularını oyalarken Vaegir piyadeleri harekete geçti. İşler sarpa sarıyordu. Kendisi kralla birlikte savaşı iyi gören bir tepeye çıkmıştı. Lordların hepsi savaşıyordu. Savaşın sonu belirsizdi olacakları izlemekten başka çare yoktu.
***
Düşman piyadeleri kendilerine koşuyor kendileri de düşmana… Bir Vaegir askeri dikkatini çekti. Zırhı… Baltası… Birde kendi elindekilere baktı kırık bir kalkan ve birkaç tane önemi olmayan çivi batırılmış bir sopa. Ne yapacağını bilmiyordu. Ayak üstü birkaç talimden başka bir şey yapmamıştı. Eli kılıç tutmuyor değildi ama bu herifler kana susamış gibiydi. Ama felsefesini erken olmasına rağmen belirlemişti. Öldür veya Öl! Gözüne hafif zırhlı birini kestirmişti. Elinde bir kılıç birde kalkanı vardı. Zırhı kahverengi bir şeylerdi. Sanırım bulabileceği en iyi adam buydu. Koşmaya başladı. Adamın dikkatinin dağınık olduğu bir anda sopaya yüzüne savurdu. Adam yerdeyken boğazını kesti. Kılıcı ve kalkanı aldı. Bunlar daha iyidi sanırım. Arkasına dönerken bir tekme ile yere yığıldı. Ay ışığında parlayan balta kendisine doğru iniyordu. Son anda baltayla buluşmasını bir Çavuş kesti. Kılıcıyla adamı savuşturduktan sonra kendisini kaldırdı. “Devam et!” diye bağırdı. Birebirde adam almasına umut yoktu. Savaşanların arkasından yaklaşıyor. Kılıcını savuruyor öldüremese bile. Sendeleyen adamı bir başkası kesiyordu. Böyle birkaç adam öldürmesi onu biraz gururlandırmıştı. Daha dikkatsiz davranıyor arkadan vurmak için etrafına hiç dikkat etmiyordu. Ağır zırhlı birini fark etti. Ona doğru koşmaya başladı. Gözlerinin önünden bir metal geçti. Burnu çizilmişti. İlk savaş yarasını burnuna almıştı. Yarayı önemsemedi ve koşmaya devam etti. Kılıcını kaldırdı Zırhlının sırtına indirdi. Aynı anda bir acı hissetti. Böbreklerine derin bir yara almıştı. Yerden kalkamıyordu. Sırtına vurduğu zırhlı sendelemiş ama askerler onu hemen götürmüşlerdi. Birinin kendisini omuzladığını hissetti. Etrafına bakıntı bir yığın cesede baktı. Ardından çarpışan süvarilere. Kont Allery dikkatini çekti. Vaegir Şövalyelerinin arasından zor seçiliyordu. Üsttü başı kan içindeydi. Yerler at,insan cesedi doluydu. Sayıları kestirmeye çalıştı. Svadyan Süvarisi resmen yok olmuştu. Vaegirlerin’de sayısı azalmamış değildi. Allery’ye tekrar baktı ve attan düşüşünü izledi. Borazanlar öttü iki tarafında geri çekilme borazanlarıydı bunlar. Etrafına bakındı geri dönen atlı yoktu. Okçuların yarısı yok olmuş geriye kalan yarısı yaralıydı. Piyadeler olarak daha avantajlıydılar savaşları geç başlamıştı. Bu yüzden kayıp daha azdı… Karargâha vardıklarında kendisini revine götürdüler ve yatağa yatırdılar. Gözlerini bir daha uyanmak dileği ile yumdu…

 
后退
顶部 底部