Thranduil45
Grandmaster Knight

Bir Hilal Uğruna...
1. Dünya Savaşı sırasında İtilaf Devletleri Almanya'nın yanında yer alan Osmanlıyı etkisiz hale getirmek, Rusya'nın boğazlardan rahatça geçebilmesini sağlamak amacıyla İstanbul Ve Çanakkale boğazlarını ele geçirme planları yapıp, donanmalarını Çanakkale'ye sürmüşler fakat hiç hesap edemedikleri bir bozguna uğrayıp ağır bir yenilgi almışlardır. 1 Dünya Savaşının başlamasının akabinde Almanya ve Osmanlı İmparatorluğu arasında ittifak anlaşması imzalanmış, Alman donanmasına ait iki gemiye Osmanlı bayrağı çekilerek Rus limanları bombalanmıştır. Bunun üzerine Rusya İtilaf Devletleri ile birlikte hareket ederek Osmanlı'ya karşı savaş ilan etmiştir. Kısaca Osmanlı savaşa Almanya tarafından itilmiştir. Ardından İtilaf Devletleri Boğazlardan geçerek Rusya'ya askeri destek sağlamak amacıyla bir plan yaparak, 1915 yılının ilk günlerinde Çanakkale'ye ulaşmışlar ama hiç beklemedikleri bir biçimde saldırıya uğramışlardır. "Hasta adam" uyanmış, üstlerine bomba yağdırmaktadır. O gözlerinde küçülttükleri Osmanlı bir anda devleşmiş, tek yürek olmuş, üstlerine yağmur olmuş yağmıştır. Donanmasının büyük bölümünü zayi eden İtilaf Devletleri bu sefer karadan saldırmayı denemiş, bir çok cephede daha karaya ayak bile basamadan ruhlarını teslim etmişlerdir. İki taraf için en büyük kayıp Mayıs 1915 ayında yapılan Anzak çıkarması sırasında olmuştur. Hem Gelibolu yarım adası, hemde Çanakkale öyle etkin bir savunma yapmış ki, kendilerinden misli misli fazla orduları darmadağın etmişlerdir.
Bu savaşın Türk tarihinde önemi ve yeri çok büyüktür. Tarih boyunca Türkler hep savaş veren hep mücadele eden bir millet olmuştur. Tam düşmanları artık bunlar iflas etti artık bu sefer yok edeceğiz diye kapımızı çaldıklarında hep kapı yüzlerine çarpmıştır. İşte Çanakkale'de bunların en önemlilerinden birisidir. Modern silahlarla donatılmış ordunun karşısında, ateş almaz tüfeklerle, patlamaz toplarla, yalın ayak, aç bir mide ile kazanılmış bir zaferdir Çanakkale. Mustafa Kemal gibi bir büyük insanın tarih sahnesine çıktığı, Seyit Onbaşının 230 okka gülle ile koca gemiyi sulara gömdüğü, Kurşunların havada çarpıştığı, Türk'ün kahramanlığının resmi bir vesika olduğu savaştır Çanakkale. O sene memleketteki liselerin ve üniversitelerin çoğu mezun verememiş çünkü hepsi savaşta şehit olmuşlardır. Toplam savaşta verilen şehit sayısı kesin olarak bilinmemekte fakat tahminlere göre 500.000'in üzerindedir. Mustafa Kemal Paşa'nın dediği gibi savaşmaya değil ölmeye gelmiş bir millet ve tamamen çıkar amaçlı işgale gelmiş bir ordu. Karşıdan bakıldığında garip ama sonucu tamamen gerçektir.
Günümüzde Çanakkale bütün insanlar tarafından ziyaret edilen, Orada yaşanan dramı ve kahramanlık ruhunu hissetmek için o havası içe çekilen bir yerdir. Her santiminde bir şehit yatan, her zerresi şehit kanıyla sulanmış, şanlı bir yerdir Çanakkale. Görebildiğimiz her yerde onların yaşadıkları yazılmaktadır. En etkileyici olanlarından biriside günlük yemek listesidir. Şimdi yemek seçen, çöpe tonlarca gıda atanlara ibret belgesi olarak gösterilmesi gereken, yeni yetişen çocuklarımızın beyinlerine kazımamız gereken bir yemek listesi.
Bu savaşın Türk tarihinde önemi ve yeri çok büyüktür. Tarih boyunca Türkler hep savaş veren hep mücadele eden bir millet olmuştur. Tam düşmanları artık bunlar iflas etti artık bu sefer yok edeceğiz diye kapımızı çaldıklarında hep kapı yüzlerine çarpmıştır. İşte Çanakkale'de bunların en önemlilerinden birisidir. Modern silahlarla donatılmış ordunun karşısında, ateş almaz tüfeklerle, patlamaz toplarla, yalın ayak, aç bir mide ile kazanılmış bir zaferdir Çanakkale. Mustafa Kemal gibi bir büyük insanın tarih sahnesine çıktığı, Seyit Onbaşının 230 okka gülle ile koca gemiyi sulara gömdüğü, Kurşunların havada çarpıştığı, Türk'ün kahramanlığının resmi bir vesika olduğu savaştır Çanakkale. O sene memleketteki liselerin ve üniversitelerin çoğu mezun verememiş çünkü hepsi savaşta şehit olmuşlardır. Toplam savaşta verilen şehit sayısı kesin olarak bilinmemekte fakat tahminlere göre 500.000'in üzerindedir. Mustafa Kemal Paşa'nın dediği gibi savaşmaya değil ölmeye gelmiş bir millet ve tamamen çıkar amaçlı işgale gelmiş bir ordu. Karşıdan bakıldığında garip ama sonucu tamamen gerçektir.
Günümüzde Çanakkale bütün insanlar tarafından ziyaret edilen, Orada yaşanan dramı ve kahramanlık ruhunu hissetmek için o havası içe çekilen bir yerdir. Her santiminde bir şehit yatan, her zerresi şehit kanıyla sulanmış, şanlı bir yerdir Çanakkale. Görebildiğimiz her yerde onların yaşadıkları yazılmaktadır. En etkileyici olanlarından biriside günlük yemek listesidir. Şimdi yemek seçen, çöpe tonlarca gıda atanlara ibret belgesi olarak gösterilmesi gereken, yeni yetişen çocuklarımızın beyinlerine kazımamız gereken bir yemek listesi.
43. Alay Yemek Listesi
15 Haziran Sabah: Üzüm hoşafı Öğle: Yok Akşam: Yağlı Buğday çorbası, ekmek
16 Haziran Sabah: Yok Öğle: Yok Akşam: Üzüm Hoşafı, ekmek
17 Haziran Sabah:Üzüm hoşafı Öğle: yok Akşam: yarım ekmek
18 Haziran Sabah:Yarım ekmek Öğle: yok Akşam: şekeriz üzüm hoşafı
19 Haziran ordu emri ile ekmek istihkakı 500 grama indirilmiştir.
15 Haziran Sabah: Üzüm hoşafı Öğle: Yok Akşam: Yağlı Buğday çorbası, ekmek
16 Haziran Sabah: Yok Öğle: Yok Akşam: Üzüm Hoşafı, ekmek
17 Haziran Sabah:Üzüm hoşafı Öğle: yok Akşam: yarım ekmek
18 Haziran Sabah:Yarım ekmek Öğle: yok Akşam: şekeriz üzüm hoşafı
19 Haziran ordu emri ile ekmek istihkakı 500 grama indirilmiştir.
Çanakkale Geçilmez
Bir tarih yazar Çanakkale'de,
Düşmanın denize döküldüğü yerde,
Türkün destan yazdığı büyük zaferde,
Bu vatan kahramanların yetiştiği yerdir.
Çanakkale geçilmez, ant içildiği yerdir.
Denizden, karadan kuşatıldı vatan,
Mermiler yağıyordu dört bir yandan,
Geçilmez diye, duvar örülen yerdir,
Çanakkale geçilmez yerdir.
Kadını, çocuğu, genci, ihtiyarı,
Cephede birleşti subayı, eri.
Düşman yenildi, kazandık zaferi,
Burası Tarihin yazıldığı yerdir.
Düşmanın kökünün kazıldığı yerdir.
Altın harflerle yazıldı Türkün adı,
Unutmaz Tarih, eşsiz kahramanları,
Her Türk verir Vatan için canını,
Bu vatan şehidin yaşadığı yerdir,
Şehitler ölmez, dediği yerdir.
Çanakkale geçilmez dedi Atam,
Rahat uyu şehidim, bizim vatan.
Barınamaz içimizde ikilik katan,
Birlik beraberlik yaşanan yerdir.
Bayrağı özgür dalgalanan yerdir.
Bir tarih yazar Çanakkale'de,
Düşmanın denize döküldüğü yerde,
Türkün destan yazdığı büyük zaferde,
Bu vatan kahramanların yetiştiği yerdir.
Çanakkale geçilmez, ant içildiği yerdir.
Denizden, karadan kuşatıldı vatan,
Mermiler yağıyordu dört bir yandan,
Geçilmez diye, duvar örülen yerdir,
Çanakkale geçilmez yerdir.
Kadını, çocuğu, genci, ihtiyarı,
Cephede birleşti subayı, eri.
Düşman yenildi, kazandık zaferi,
Burası Tarihin yazıldığı yerdir.
Düşmanın kökünün kazıldığı yerdir.
Altın harflerle yazıldı Türkün adı,
Unutmaz Tarih, eşsiz kahramanları,
Her Türk verir Vatan için canını,
Bu vatan şehidin yaşadığı yerdir,
Şehitler ölmez, dediği yerdir.
Çanakkale geçilmez dedi Atam,
Rahat uyu şehidim, bizim vatan.
Barınamaz içimizde ikilik katan,
Birlik beraberlik yaşanan yerdir.
Bayrağı özgür dalgalanan yerdir.
Sevgili Evlatlarım!
Düşmanı vatan topraklarından atma savaşı verirken sineme aldığım bir süngü darbesiyle şehit olduğum yerden size sesleniyorum.Birçok şehidin olduğu gibi mezarım bu kutsal topraklarıımızın neresinde kimse bilmiyor.Ben buradan sizleri, yani milletimin gençlerini görüyorum.Nasıl mı?Bilmiyor musunuz şehitler ölmez.Allahın onlara hediye ettiği bir hayatla zahmetsiz,sıkıntısız bir yaşam sürerler.Belki sizde benim meçhul kabrimi bulup üzerimi örten toprakları kaldırsanız hala çürümemiş bedeni ve tebessüm eden çehremi göreceksiniz.
Sevgili Evlatlarım!
Bu meçhul kabrimden sizleri seyrederken bazen içinde bulunduğum bütün güzelliklere rağmen üzülüyorum.Bizim,uğruna canımızı seve seve verdiğimiz değerlerden uzaklaştığınızı gördükçe içim adeta kan ağlıyor.Nasıl ağlamasın ki...biz hep vatan sevgisiyle,millet sevgisiyle yaşardık.Namusumuzu ve şerefimizi ninelerimizin ak tülbenti gibi lekesiz ve bembeyaz tutabilmek için mücadele ettik.Sütçü imam misali düşmanın kirli eli bacımızın tülbentini kirletmeisin diye hiç düşünmeden canımızı yağmur gibi yağan mermilerin önüne attık.Bir karış vatan toprağı gitmesin diye yıllarca eşimizden ve çocuklarımızdan uzakta,cephelerde düşmanla yaka paça olduk.Yeter ki o düşman, çizmeleriyle toprağın altında bizden önce göçmüş şühedanın üzerinde edepsizce tepinmesinler diye.Nice şehitlerin boyunlarından künyelerini alırken yarıya kadar kana bulanmıış aile fotoğraflarını göğüslerinin olduğu yerden çıkartmadan bir meçhule defnettik.Kimileri, benim işim bitmedi henüz,düşman hala topraklarımdayken ben nasıl silahımı bırakırım dercesine sıkı sıkı tuttu tüfeğini.Açık kalan gözlerini dualarla kapattık.Sonunda bu uuğurda canımızı verdik ama hep toprağımızı hem de milli değerlerimizi size tertemiz ellerimizle emanet ettik.
Umarım şehitlerimiz kadar saf olmuştur , bazılarını elimle yazdım yazım hatası olduysa kusura kalmayın.
Zaman unutturmaz, uyuşturur.
Zaman unutturmaz, uyuşturur.






