搜索结果: *

  1. PwedelAA

    Lucid Dream (Rüyanı Kontrol Edebilmek)

    Bu lucid rüyası işine bir kaç yıl önce girdim. Bir kaç gün araştırdım bir kaç hafta alıştırma yaptım ve bir kaç ay içinde yavaş yavaş rüyalarımın efendisi olmuştum. Ama aylar içerisinde o kadar güzel rüyalar gördüm ki kalktığımda tekrar uyumak isteyip rüyamı kontrol edip zevkin dorukları çıkmak...
  2. PwedelAA

    Şu an ne dinliyorsunuz? (M&B (sessiz) radyo :)

  3. PwedelAA

    Ondorwin-Yalnız Ada | 3.Bölüm Yeni Çıktı

    3. bölüm ile karşınızdayım inşAllah beğenirsiniz.

    3. Bölüm - Büyük Toplantı
    Sonunda toplantı günü gelmiş Jarkurg Hanedanlığının lordları ve leydisi Medza Kalesi'nin salonundaki büyük masada oturuyorlar en başta toplantıyı yöneten kişi olarak kral Gwolch Gelmor, sağında ev sahibi lordum Goron, lordumun yanında ise sırasıyla Lord Aelyeld, Pelid ve Rolstoff. Kralın sol tarafında ise Leydi Cilia. Leydi Cilia'nın yanında ise sırasıyla Lord Ardwal ve Orgrim bulunuyor, olayı bizzat yaşayan ben ise Lord Orgrim'in yanında oturuyordum.


    Bir kaç dakika birbirimize baktıktan sonra Kral Gelmor söze her zamanki kudretiyle başladı "Leydim, lordlarım ve krallığımızın onurlu binbaşısı, binbaşı Talur, öncelikle sizlere selam olsun. Sözü fazla uzatmadan söze girmek isterim ki bugün burada bulunmamızın sebebi, sizinde bilmiş olduğu olaylar hakkında görüşlerinizi aldıktan sonra bir karara varmak. Artık söz sizde." diyerek konuşmasını bitirdikten sonra sözü güzelliği ama bir o kadarda acımasızlığıyla Leydi Cilia aldı "Bu aşağılıklar bir yıl önce olanları hemen unutmuşlar ki kafalarını gömdükleri kumdan çıkarıp ta krallığımızın bir mensubuna saldırabiliyorlar. Burda tartışılacak bir şey yok, karar belli savaşmalıyız. Haklı sebeplerimiz olduğu içinde adanın diğer hanedanlıkları bize destek olacaklardır." dedikten sonra sözü Lord Ardwal aldı. Ardwal kestane rengi uzun saçlarını gözünün önünden çektikten sonra her zamanki akıcı konuşması ile söze başladı "Ben ise leydim sizin düşüncelerinizin zıttı bir kanıdayım. Bence diplomatik yollarla bu konuyu kapatabilir hatta tazminat bile alabiliriz. Hem atalarımızın bir sözü vardır öfkeyle kalkan zararla oturur. Önce bir düşünüp sonra karar vermeliyiz." dedikten sonra bu fikri Lord Orgrim ve Rolstoff da desteklediler.


    Bu fikirlerden sonra masada özel sohbetler başlamıştı. Bunu farkeden kral özel sohbetleri kesmek için sözü bana verdi ve bende konuşmaya başladım "Öncelikle siz değerli lordlarımın önünde konuşmak benim için bir onurdur. Konu ile alakalı görüşümü bilmek istiyorsanız ise bence Leydi Cilia haklıdır. Benim gibi bir askeri, haydutlarla iş birliği içerisine girerek öldürmeye çalışan bir lordun mensup olduğu hanedanlığa karşılık vermezsek bu alçaklar daha da bir övünerek alçalacaklar ve belki de hain planlarını benim gibi bir askerde değil de siz değerli hükümdarımız da deneyecek yüzü bulacaklar. Bu yüzü bulmalarını engellemek amacıyla derhal karşılık vermeliyiz."  diye bitirdikten sonra birçok kişi fikrimi benimsemiş gibi beni süzüyorlardı. Her şey yolunda gidiyor derken sözü tekrar Lord Ardwal aldı ve konuşmaya başladı "Binbaşı Talur doğru yere parmak bastı. Söylediği gibi bu alçaklığı Jarlack hanedanlığı değilde lordun ta kendisi yapmıştır. Bu yüzdendir ki bunun sorumlusu mensup olduğu hanedanlık değilde lordun ta kendisidir. Buradan çıkartılacak sonuç ise kesindir. Derhal diplomatik yollar ile lordun yapmış olduğu alçakça tavır sebep gösterilerek mensup olduğu hanedanlıktan tazminat isteğimizi yazan mektubu İnghart Şehri'ne götürmeliyiz." deyip konuşmasını bitirdikten sonra Leydi Cilia sözü almak istedi. Bundan sonraki konuşmaları ise karşılıklı soru cevap gibiydi. Bu soru cevap faslını iyi geçiren kısım fikrini krala benimsettirecekti. Leydi Cilia sarı saçlarını arkada topladıktan sonra söze başladı:
    -Lordum çok güzel konuşuyorsunuz fakat ya tazminat ödemeyi kabul etmezseler?

    -Haklısınız leydim. Böyle bir sorun ile karşılaştığımız vakit savaş kaçınılmaz olur. Ama önce şansımızı denememiz gerekmez mi?

    -Eğer onların kararını beklersek adanın diğer sakinleri Jarkurg Hanedanlığı'nın Jarlack Hanedanlığı'ndan daha aşağı bir konumda olduğu kanısına kapılmaz mı?

    -Yanlış bir kanıdasınız leydim. Eğer ki tazminat vermeyi kabuletmezlerse böyle bir aşalığı savunmuş olurlar ve olası bir savaşta diğer hanedanlıklar bizim tarafımızda yer alırlar. Bununla beraber diğer hanedanlıklar Jarlack Hanedanlığı'nın ne kadar aşağı bir seviyede olduğunu benimserler. Şu ana kadarki konuşmalarımız sizin varsayımınız ile geçti. Eğer ki benim fikrim kabul görülürde tazminat vermeyi kabul ederlerse diğer hanedanlıklar bizim ne kadar güçlü olduğumuzu anlamış olurlar. Yani her iki sonuçtada biz avantajlı çıkarız leydim.

    Leydi Cilia tekrar sözü alacaktı ki kral el işaretiyle tartışmayı bitirdi ve konuşmaya başladı "Hepinizin konuşmalarını dinledim ve bir sonuca vardım. Kararım net şimdilik savaş olmayacak ve İnghart Şehri'ne tazminat isteğimiz hakkında bir mektup yollayacağız. Lord Goron'a güzel karşılamaları siz değerli lordlarımada geldiğiniz için teşekkür ediyor toplantıyı bitiriyorum."
  4. PwedelAA

    Ondorwin-Yalnız Ada | 3.Bölüm Yeni Çıktı

    burakb59 说:
    Genel olarak güzel olmuş, ellerine sağlık. Hikayenin akıcılığı, kurgusuna ve anlatım biçimi gerçekten güzel. Tek hoşnut olmadığım yer, 2. bölümün sonu daha merak ettirici olabilirdi ama böylede güzel. Takipçinim!

    Yorumun ve önerin için sağol. Sondaki heyecan unsuru diğer bölümlerde daha fazla olacak.
  5. PwedelAA

    Ondorwin-Yalnız Ada | 3.Bölüm Yeni Çıktı

    2. bölüm ile karşınızdayım. Yorumlarınızı bekliyorum. İnşallah beğenirsiniz

    2.Bölüm - Savaşın Sesleri
    Krupeza Şehri'nden çıkalı yirmi gün olmuştu ki Medza Kalesi'nin aşılmaz surlarını görmeye başladım. Biraz korku birazda kuşku ile surlara yaklaştım. Kale muhafızı beni fark edecekti ki kapıyı açtı. Aklımda ki soru işaretleriyle beraber atımı yavaş yavaş sürerek surları geçiyordum. Atımı kalenin seyisine bıraktıktan sonra teçhizatlarımı kale muhafızına emanet ettikten sonra kalenin kapısından içeri girdim. En son bir yıl önce iç savaştayken lordum Goron ile fetih sırasında kaleyi görmüştüm. Sadece kaleyi değil lordumu da bir yıldır görmüyordum. Lordun kabul salonuna girdikten sonra lordum büyük bir şaşkınlıkla ayağa kalktı. Kahverengi uzun saçlarını arkasında toplamış ama yinede birkaç saç teli gözlerini kapatıyordu. Kahverengi gözlerini şaşkınlığını gösterircesine fal taşı gibi açmış ağzı da yine hafif açıktı. Erken geldiğim için kızacağını düşünüyordum ama ayağa kalktıktan sonra koca cüssesiyle bana doğru geldi, sarıldı ve tok bir ses tonuyla "Aman Allahım Talur, sen burada ne arıyorsun? Yoksa beni mi özledin? Ama verdiğim görevi bitirmede neden geldin ki?" her yeni kelimesi daha da kızdığını gösteriyordu. Bağırmaya başlamadan sözünün arasına daldım ve ben konuşmaya başladım "Üzgünüm lordum sözünüzü kesiyorum ama neden geldiğim önemli bir husus ve bir an evvel anlatmak isterim. Tam son verdiğiniz görevi tamamlıyordum ki Jarlack eri kıyafeti giymiş altı haydut Krupeza Şehri'nde üstüme çullandılar. Hepsini tek tek hallettikten sonra yerde yatanlardan birisinin cebinde olan bir mektup gözüme ilişti ve okumaya başladım. Okuduktan sonra anladım ki bu mektup görevimden daha önemli. İsterseniz mektubu bir de siz okuyun." dedikten sonra iç cebimde bulunan buruşmuş kağıdı lorduma verdim. Lordum kağıdı yavaş yavaş okuyordu fakat gözünden ve mimiklerinden nasıl sinirlendiğini anlıyordum. Mektubu okuduktan sonra yanındaki danışmanına doğru verdi ve bir diğer danışmanından elçiyi çağırmasını emretti. Elçi geldikten sonra, lordum konuşmaya başladı ve elçi yazıyordu

    1 Ekim 1207​
    Büyük ve şanlı hükümdarımız Xelleium Şehri, Lesius ve Misia köylerinin lordu, Kral Gwolch Gelmor. Ben ise Medza Kalesi,  Savo ve Galice köylerinin lordu şanlı hizmetkarınız Lord Goron. Elçimin ve büyük hizmetkarımın size getirmiş olduğu mektua dayanarak Jarkurg Hanedanlığı leydisi, lordları ve siz değerli efendimizin en geç 10 Kasım 1207 tarihinde Medza Kalesi'nin büyük salonunda bulunmanızı talep ediyorum.
    Saygılarımla Jarkurg lordu, Lord Goron​

    Mektup yazıldıktan sonra bana dönerek " Talur, yanına yirmi asker ve sana vereceğim elçi ile birlikte Xelleium Şehri'ne git ve mektubu krala ilet." dedi. Lordum sözlerini bitirdikten sonra salondan dışarı çıktım ve güvendiğim yirmi süvariyi yanıma alarak yola koyuldum.


    On gün sonra Xelleium Şehrindeydik. Askerlere şehir yakınlarında kamp kurmalarını söyledikten sonra elçi ile birlikte şehir surlarından içeri doğru girdik. Kalın surlardan geçtikten sonra harika bir düzenin içinde bulunan şehre doğru adımımızı attık. Çakıllarla kaplanmış yolları takip ederek şehrin en uç noktasına kondurulmuş olan saraya vardık. Sarayın birçok giriş kapısı vardı fakat biz sekizinci kapıdan giricektik. Farklı farklı işlevleri olan insanlar farklı kapılardan giriyordu. Elçi görevinde olanlar ise bu kapıdan, kabul salonuna en yakın olan kapı, giriyorlardı. Kapıya yaklaştıktan sonra kapıdaki muhafız ismimizi ve kimin adına geldiğimizi sordu. Ardından yanında bulunan daha düşük rütbeli askere fısıldayarak kralın yanına gitmesini emretti. Birkaç dakika sonra muhafız gelmiş kralın bizi çağırttığını söylüyordu. Kapı açıldığı gibi parlayan kırmızı halı gözümüzü almış duvarlar ise altın rengine boyanmış bir şekilde elçileri hoşnut karşılamayı bekliyordu. Arkamızda bulunan iki muhafız ile birlikte labirent gibi koridorlardan geçtikten sonra kralın yanına varmıştım. Kral çok heybetli bir tipti. Sarı saçları kısacık, gözleri ise masmavi parlıyordu. Kanında, soylu kanı aktığına hiç kuşku yoktu. Bir el hareketi ile muhafızına işaret verdi ve elçi yanına doğru geldi ama arasında hala yirmi adımlık bir fark vardı. Kral, o kadar sert bakıyordu ki elçi gözlerini yerden başka hiç bir yere kaldıramıyordu. Tekrar bir el işareti ile elçi lordumun mektubunu okudu. Mektubun içinde yazan mektubu beklermiş gibi beni süzüyordu. Hemen iç cebimden mektubu çıkarttım ve muhafıza doğru uzattım. Muhafız mektubu krala iletti ve kral mektubu okumaya başladı. Okumasını bitirdikten sonra sağ elini sakalına götürdü ve ovmaya başladı. Bir kaç dakika düşündükten sonra muhafızı yanına çağırdı ve kulağına bir şeyler fısıldadı. Muhafız dışarı çıktıktan bir kaç dakika sonra altı tane elçi ve altı onbaşı odaya girdi. hemen Jarkurg lordlarına Medza'da yapılacak olan toplantıya gelmelerini emrettiği altı mektup yazıp altı farklı elçiyi ve altı farklı onbaşıyı emrindeki askerleriyle beraber görevlendirdi. Bize teşekkür ettikten sonra gitmemize izin verdi. Bir ay sonra büyük bir toplantı olacak belkide bu toplantı hanedanlığın kaderini belirleyecekti.
  6. PwedelAA

    Ondorwin-Yalnız Ada | 3.Bölüm Yeni Çıktı

    Yorumun için teşekkürler
  7. PwedelAA

    Ondorwin-Yalnız Ada | 3.Bölüm Yeni Çıktı

    Evet arkadaşlar burada paylaşacağım ilk hikayem umarım beğenirsiniz Hikaye Kalradyanında içinde bulunduğu Ondoren kurgusal dünyasının içinde bulunan Ondorwin Adası'nda geçiyor. 1.Bölüm 2.Bölüm 3.Bölüm
后退
顶部 底部