Search results for query: *

  1. Prosperus

    Ucuz Oyun Keyfi - İndirim ve Ücretsiz Oyun

    Arkadaşlar sabah 6 civarlarında arkadaşla online oynuyorduk. Epic Games'den aldık ve 1M para gelmedi. Bu yüzden bizde dükkan soyup polisten kaçmaya ve araba çalıp satmaya başladık. Fakat böyle para kazanmak uzun sürüyordu ve az miktarda para veriyordu (arabadan 9000, dükkandan 1500-2000). Bizde daha fazla para kazanmak ümidiyle bir şeye girdik. Uçak uçururken helikopterlerle savaşıyordun. Ama 8 kişiydik (diğer 6 kişiyi tanımıyoruz) ve oyunun ortasında hiç hile kullanmamamıza rağmen önce arkadaşımı ardından beni 1 aylık banladı. Durduk yere! Yani ben Advance, VCS,LCS haricinde ki tüm GTA oyunlarını oynadım ama böyle sorumsuzca bir nedeni yokken banlanmama çok şaşırdım. Bunun nedeni ve çözümü nedir arkadaşlar? Bilen arkadaşlar lütfen yardım edebilir mi?
  2. Prosperus

    Osmanlı İmparatorluğu Neden Geri Kaldı?

    Aynı kitabı okudum.



    İyide ben bu yorumundan farklı düşünmüyorum ki zaten? Tarihte neyin ne olduğu belli zaten. ben ucu açık ve her zaman çok farklı bir şekilde yorumlana(bile)cak mevzuları yorumlamak için tarihe ilgi duyuyorum ve bu yönde araştırma yapıyorum. Yoksa şu senede şu savaş olmuş haçova savaşı şu senede olmuş tahta cem sultan geçmiş bunlar benim için de çok önemli değil. Ama benim şuan ki hayatıma ve hayat standartlarıma etki eden geçmişteki vuku bulan kırılma anı olan olaylar ve kurumlar, sosyeteleri her zaman ağır bir şekilde gözlemlerim yorumlarım. Çünkü bazen tarih gerçekten tekerrür eder. Şuan ki cennet vatan türkiyemiz de olduğu gibi. Ve beni şuanda etkileyen geçmişin şimdiden sonraki gelecekleri etkilemesine izin veremem.

    Ayrıca fatihi eğiten ulemadan saydığımız kişileri biliyorum ve hepsi çok saygı duyduğum insanlar. Akşemseddin dediğimiz alim her şeyden önce bir doktor, tıp alimi. Ulema da zamanla değişti, evrim geçirdi. Fatihi eğitenlerle diğerleri nasıl bir tutulabilir?? Fatihe 7 tane dil öğretenler ile padişahları zorla sembolik hale getiren ve ülkeyi yobazlığa mahkum eden tabakayla bir tutulamaz asla.

    Nedense Fatihe birisi ateist miydi hristiyan mıydı dediğinde genellikle bir tilt akımı dolaşıyor o yorumu okuyan insanların aklında. Çünkü herkes sevdiği kişinin kendisine benzemesini istiyor. Aslında Fatih dirilipte gelip ben ateistim, müslümanım ya da hıristiyanım demedi bu yüzden kanıtlanamaz bişi. Ben ateş olmayan yerden duman çıkmaz sözüne göre değerlendiriyorum bu tür olayları. Yoksa fatih ateist olsa da benim hayatıma bir etkisi yok ancak anlaşılan bazı insanlara çok etkisi oluyor gibi.



    :grin:. Çok farklı da düşünmediğimizi sanıyorum ama aradaki çatışma nerede ve neden kaynaklanıyor tam anlamış değilim. Ulemayı ya da ne biliyim diyaneti ve bir çok din adamlarından haz etmiyorum.
    Fatih isterse Hristiyan olsun hiç fark etmez gene bizim kültürümüze, tarihimize ait bir şahsiyet. Ki aynı konular Atatürk etrafında da dönüyor. Lakin gereksiz konular bunlar. Din meseleleri kişi ile Tanrı arasında olan bir durum. Ters düştüğümüz yada olaylara farklı bir noktadan baktığımız için dini bütün muhafazakar birisi olduğum anlaşılmasın. Senin kadar Bayezid'in sözde Sofuluk yaptığı olaylara (Fatih'in portresini saraydan çıkarması gibi) bende sinirliyim, bende hazzetmiyorum. Evet haklısın Fatih'i eğitenle diğer dönemdekiler bir değil ama sen yorumu, iki konuda da tartıştık seninle habire dönüp dolaşıp bir şekilde ulemaya bağlıyorsun. Ben günahsızlar demiyorum evet illa ki etkileri var. Bu yadsınamaz bir gerçek ama işin içine duygu sokuyorsun sen dostum. Anladığım kadarıyla sol bir görüşe sahipsin evet bende sol görüşlüyüm evet senin kadar bende haz etmiyorum diyanetten. Gere kafasına göre yorumlamalar olsun gerek bu kurumun başkanı 10 Kasımda kendini tarihçi diye tanıtan manda ve himayeyi kabul etseydik daha iyi olurdu zihniyetine sahip bir şahsı ziyarete gittiğinden mütevellit bende haz etmiyorum. Ama bunu tüm tarihe mâl ediyorsun, sebebide mevcut iktidarın Osmanlıcı olmasından dolayı. Bu Cumhuriyet tarihi boyunca böyleydi. Cumhuriyet'in ilk yıllarında nasıl Osmanlı nefreti varsa bu zamanda da Cumhuriyet karşıtı cahil insanlar var. Kişisel duygularını bırakıp yorum yapsan uzlaşabileceğimizi düşünüyorum ben. Tekrar söylüyorum Fatih'in ateist olup olmaması umrumda değil benim, benim amacım bildiğimi konuşmak. Kaynak belirtmeden Ateistti diye bir yorum yapmak tarih bilimine uyan bir şey değil. Diğer konu için benim derdim bununla. Şu an post attığımız konunun sorusuna zaten önceki iletilerde ben bildiğim bilgileri paylaşmıştım.
  3. Prosperus

    Osmanlı İmparatorluğu Neden Geri Kaldı?

    Ben bunu Fatihten sonraki padişahlar diyor, ve arttırıyorum. :smile:



    Abi yorumuna katılıyorum güzel yazmışsın ama başındaki cümle hariç.

    Doğal sınırlarla ve eyaletleri kontrol etmekle ve kendi kültürünü yaymakla bir alakasını olduğunu düşünmüyorum. Çünkü Osmanlı commonwealth bi ülke. Bir sürü milletin yönetimini, tabakasını oluşturduğu decentralize ama daha sonra centralize olmaya çalışmış bir imparatorluk. Ve osmanlı nın kendi kültürünü yaymak için bir çaba sarf ettiğini düşünmüyorum ki böyle bir şeyde tarihte yok sanırım. Belli başlı bazı bölgelerde yapılan iskan politikaları dışında. Ki o politikalar da az ve spesifik yerlerde uygulanmış.

    Anadolu daki asayiş diyoruz mesela ama sadece barışta vergi savaşta ekstra vergi alınmak için bir arka bahçe gibi bişi anadolu. Ardı ardına kesilmeyen savaşlardan sonra anadolu gibi itaatkar bir coğrafyada bile asayiş bozulabiliyo tabi.
    Osmanlı'nın son zamanlarına doğru anadoluya adam akıllı hizmet götürülmüyo gelişim olması için devlet müdahalesi yok, burjuva ülkede düzgün bir şekilde büyümüyor. Bütün gelişmeler ve reformlar İstanbulla sınırlı kalıyor. Böyle olursa olmaz tabi.


    Evet o zaman aslında bu yasak kararlarının 4.Murad ın kendi ham iradesiyle değil ulema nüfuzuyla verilen bir karar olduğunu da anlayabiliriz. Koskoooca padişaha söz geçiren kast sistemindeki bir tabaka olan din adamları (ulema)na bak beee.

    Dostum iki konuda da karşıma çıktın ve iki konuda da ulemaya savaş açmış vaziyettesin. Sana diğer konuda kaynaklarla birlikte birçok yazı paylaştım, yada senin alıntıladığın veya örnek aldığın arkadaşın ve senin dilinden konuşmak gerekirse g*tten anlayıp yorum yapmadım. Evine as dediğin yazı veya ''teoriler'' daha ilk baştan s*çmış, sıvıyor. Şunu öğren sen önce, tarih ihtimallerle konuşulmaz. Tarih olanı nakleder, olan üzerinden yorum yapar, olmayını konuşmaz. Yok Yıldırım Ankara Savaşında yenilmeseydi ne olurdu? Yok Bayezid yerine Cem geçseydi ne olurdu? Yok Şehzade Mustafa öldürülmeseydi ne olurdu? Bunlar tarih bilimine uymayan sorular. Bunu anlayın önce. Zaten daha ilk soruda belirsizlik başlıyor. Yıldırım kazansaydı esir düşmeyecekti, hayatta kalacaktı, belki birkaç sene sonra eceliyle ölecekti. Peki arkadaşım, yerine gene kardeşler arasından en küçük olanı yani 5. padişah Çelebi Mehmet tahta geçer miydi? Muhtemelen payitahta en yakın konumda olan, hızlı olan, becerikli olan tahta geçerdi. Süleyman Çelebi'nin tahta geçip Çelebi Mehmet'in de diğer abileri gibi öldürülmeyeceği ne malum? Böyle bir senaryonun devamında, maalesefki Fatihe yer yok, Yavuza yer yok, Kanuni'ye yer yok! Belkide 1566 yılında Osmanlı bile tarih sahnesinden çekilmiştir. Senin için iyi bir haberim de var ama bu senaryoda, savaşacağın bir ulema sınıfıda yok. Öte yandan hadi senaryomuzu değiştirelim. Cihan sultanı Fatih vefat etmiş ve yerine Cem geçmiş. Eee, sonra? Bu adam şehzadeliğinde kaç savaşa girip galip ayrılmış? Yada gerçek tarihte kardeşiyle giriştiği savaşları hep kaybederek kaçmak zorunda kalan birisine nasıl bu kadar itimat edebiliyorsunuz? Yermeye doyamadığınız Sofu (!) Bayezid (elbetteki yanlışları var Bayezid destekçisi değilim olanı söylüyorum), göklere çıkarıp tarih bilimini yararak savunduğunuz Cem Sultan'ı kaç defa mağlup etti? En azından kendi tahtını koruyacak kadar. Yani uzun lafın kısası ihtimaller üzerinden konuşmayı bırakın artık.
    Diğer bir konu, evet tabiki pozitif bilimlerin müfredattan kaldırılması yada Fatih kadar döneminden de öte modern düşünen bir padişahta gelmedi. Ama onu yetiştirende ulema sınıfına mensup kişilerdi. Örneklerini Fatih Sultan Mehmet gayrimüslim midir konusunda verdim.
    Ayrıca bu Alevi Türkmen isyanları (Celali veya Suhte ayaklanmaları adı veririz) topraksız köylüler, ağır vergilerden ezilenler, toprakları elinden alınmış eski sipahiler, sekbanlar, yerel idarecilerin baskı ve adaletsiz yönetiminden şikâyetçi olan kitleler (bu son kitle Hz.Ali'nin 661 de ki ölümünden beri süregelen bir durum, Osmanlı da pektabi bundan nasibini almıştır ama doğrudan bununla alakası yoktur, tamamiyle mezhep farkının ortaya çıkardığı, ekonomik krizlerin etkisiyle,gene bir Türk devletinin tek devlet inancıyla yola çıkarak maşa olarak kullandığı insanlar tarafından kılıf uydurulmak istenen bir sorun) tarafından ayaklanmalar çıkarılırdı. Görmüş olacağın üzere temel sorun ekonomik sorun.
    Bir diğer sorunda padişahların saltanattan elini ayağını çekmesidir. Padişah bir dönemden sonra sembolik hale gelmiştir. Bu tezide Doç. Dr. Emrah Safa Gürkan'ın kaleme aldığı ve tarih merakı olan herkesin ve konu başlığındaki gibi bu tarz soruların cevaplarını merak edenler için şiddetle tavsiye ettiğim tarihteki yanlış sorulara doğru cevaplar aradığı ''Bunu Herkes Bilir'' kitabından cümleler alıntılayarak desteklemeye çalışacağım:
    Artık önemli olan merkezdeki gücün nasıl dağıldığıdır. Kanuni'nin ölümünün ardından Sokollu'nun adeta imparatorluğu tek başına yönetir duruma gelmesi, tek belirleyecinin sultan olmadığının açık bir göstergesidir. Sokollu'nun bir suikasta kurban gidip sahneden çekilmesinin ardından III.Murad'ın veziazamlığı kaldırmayı bile düşünmesi, güçlü bir sadrazamın sarayda yarattığı sıkıntının en güzel işareti değil midir? Bu dönemi takip eden iki buçuk yüzyıl içinde artık merkezde daha dengeli bir güç dağılımı kendini gösterecek ve sultan yavaş yavaş sembolik bir konuma itilecektir.
    Umarım kendimi iyi bir şekidle ifade edebilmişimdir.
  4. Prosperus

    Osmanlı İmparatorluğu Neden Geri Kaldı?

    Her huzura gelen elçiye, sefire ''Ben yedi iklimin hünkarı, cihanın padişahı, Allah'ın yeryüzünde ki gölgesi.'' deyip tokat sallarsak böyle olur. Cidden kendimizi herkesten üstün görme konusunda bazen çok ileri gidiyoruz. Tamam geçmişimizde gayet güzel başarılar elde etmişiz fakat geçmiş geçmişte kalmıştır geçmişimizle sadece övünebilir ve gençliğimize anlatabiliriz. Merak ettiğim bir diğer hususta bazı padişahlar gibi gerici davranmayıp Cumhuriyeti getirdiği için sevilmeyen Atatürk'tür. Ciddi anlamda söylüyorum küfür eden, hakaret eden veyahutta bunları geçtim saygı göstermeyen insanlar acaba köle gibi yaşamayı çok mu istiyorlar? Söyleyecek söz kalmamıştır bence. Bu arada bu konuyu hortlatma sebebim bu kadar mantıklı bir konunun bence güncel olarak tartışılmasının gerekiyor olmasıdır.
    Bir akşam arkadaşın dayısının evinde bira içiyoruz (Tuborg Gold). Arkadaşın dayısı şehir dışında,dayının iki tane arkadaşıda Beşiktaş'ın maçını izlemeye gelmiş eve. Maçtan sonra o abilerle (30undan fazladırlar) bira içerken sohbet ediyoruz. Rahat 3 saat konuştuk. Bir tanesi muhabbet boyunca sarhoştu. Muhabbetin son yarım saat bir saati Atatürk'ten bahsediyoruz. Konuda Kemalizmi bir din hale getirmek. Biz diyoruz yok öyle birşey Kemalizm din değil siyasi düşünce, Atatürk'ün fikirlerini benimsemektir, gerçeği budur sen diğerlerini boşver, sağın yobazı olduğu kadar solunda yobazı var filan. Bu sarhoş olan abi şey diyor, ''Atatürk'ün heykelini dikenler Ataputçu, neden Peygamberimiz Hz.Muhammed'in resmi yapılmıyor,heykeli dikilmiyor'' gibisinden değişik bir yorum yaptı. Sarhoş, önündeki sehpada bira, dilde Peygamber, bilinçaltında İslam'ın yüzyıllardır resim ve heykel gibi sanatlara olan yorumundan bihaber olması dışında bir sıkıntı yok.
    Bu anımı anlatmamın sebebi soruna cevap verebilmekti. Hani insanın okuması lazım. Bende küçükken şey derdim nasıl Hilafeti kaldırıyor filan sonra gerek Osmanlı Tarihi gerek Cumhuriyet Tarihi okudukça Hilafetin Cumhuriyette gerekli olmadığını hatta yeni düzene zarar verdiğini ve Halifeliğin yüzyıllardır bir anlamının kalmadığının, sembolik olduğunun farkına vardım. Sokakta kitap okumayıp, tarih hakkında bir bilgisi olmayıpta yorum yapan, padişahlara peygamber gözüyle bakan çok insan var dostum. Padişah içki içmez gibi saçma yorumlar yapıyorlar. Halbuki bilmiyorlar II.Selim'in şarapçı olduğunu, IV.Murad'ın içki ve tütünü yasaklayıp gene kendisinin fazla içki tüketiminden dolayı daha 28 yaşında vefat ettiğini. Bunları söyleyince de bu işin ehli, yıllarını vermiş tarihçiler tarih bilmez oluyorlar. O yüzden kitap okumalı, okutmalıyız.
  5. Prosperus

    Mount & Blade II: Bannerlord - Tartışma Konusu

    Mümkün değil. O ekran kartı vasat. Yıllarca 630 kullandım. 640 bir tık daha iyi o kadar ama bannerlord'da bu farkı yaratamaz.
    minimum veya medium seviyelerde birazda görüntü kalitesinde düzenleme yapsam oynayamaz mıyım?
  6. Prosperus

    Mount & Blade II: Bannerlord - Tartışma Konusu

    Çok kasar. Hem optimizasyon da tam oturmamış oyuna
    Minimum veya medium özelliklerde durum nasıl olur?
    Ekran kartı Allah'a emanet sanırım.
    ?‍♂️
  7. Prosperus

    Mount & Blade II: Bannerlord - Tartışma Konusu

    Bu özelliklerle oyunu oynayabilir miyim?
  8. Prosperus

    Fatih Sultan Mehmet gayrimüslim midir?

    Ben Fatih'in hristiyan ya da müslüman olmayı bu konunun yorumlarını yazan kişiler kadar taktığı sanmıyorum. :smile: Bende biraz bu konuyu takarak kişisel görüşümü belirtmek istiyorum. Fatih'in ateizme daha çok yakın olduğu ama bulunduğu konumdan dolayı bunu çok dile getiremediği yönünde.Zaten osmanlı padişahlarının yaptıklarından, aldıkları kararlarından az çok karakterlerini ve dünya görüşlerini anlayabiliyorsunuz. Kimse buraya gelipte 2.abdülhamit ateisttir diyemez mesela.

    Ki Fatih, zaten ulema ile savaş halinde idi. Osmanlı'yı ulema belasından kurtarıp osmanlıyı roma imparatorluğu olarak canlandırmak istiyordu.( Otranto 1481 ) ( Osmanlı bürokrasisini bizanstan alması. Bizans vezirlerinin sarık takıp osmanlıya transfer olması. Osmanlı bayrağının bayrağına aşırı benzemesi ve dromanın vasisi olması.)

    Maalesef Fatih bu mücadelesini kaybediyor. Kendisi zehirlendirilerek öldürülüyor. Tahta yobaz ve ulemanın nüfuzu altındaki 2.Bayezid geliyor. Çağdaş ve aydın Cem Sultan ülkeyi terk etmek zorunda kalıyor ve daha sonrada hristiyan oluyor kendisi. Fatih'in kurduğu sistemi ancak ve ancak teeeee 1.Ahmet zamanında kafes sistemi getirilerek bozabiliyorlar. Padişahlar ulema ve yeniçerinin kucağına düşüyor...

    Eski dış işleri bakanlarımızdan ismail cem'in "türkiye'de geri kalmışlığının tarihi" adlı kitabı çok güzel anlatıyor mesela. Tabi fatih'i değil ama ulemayı anlatıyor. Okursanız çok ufkunuz açılır ve aslında tarihteki çoğu şahsiyetlerin dini sallamadığını anlarsınız. Dindar denilen bazı padişahlar bile. Hayat böyle boktan bişi işte. :grin:
    Fatih'in ateist olduğu sonucuna nereden vardın gerçekten anlamıyorum. Farklı kültürleri araştırıp, o kültüre ait tarihi okumak onu ateist yapmıyor. Fatih ulema ile savaş halinde diye bir yorum yapman ise apayrı bir konu. Konunun müellifi olan Halil İnalcık'ın TDV İslam Ansiklopedisinden (ki en güvenilir kaynaklardan bir tanesidir) konu ile alakalı cümleleri alıntılayacağım sana :
    Din felsefesi meselelerine de âşina olan Fâtih Sultan Mehmed’in coğrafya, matematik, astronomi ilimlerine özel bir ilgisi vardı. Çeşitli ilimleri tahsil için uzmanları kendisine hoca tayin ederdi. Bunlar her gün belli saatte gelip ona ders okuturlardı. Hocazâde Muslihuddin, Molla Gürânî, Molla İlyas, Sirâceddin Halebî, Molla Abdülkādir, Hasan Samsunî, Molla Hayreddin hocalarındandır. Başlangıçta Akşemseddin’in de onun üzerinde büyük tesiri olmuştu.
    Koyu fontla belirttiğim kişiler ulemâ kimselerdi.
    Fâtih Arabistan ve İran’da devrinin büyük ulemâsını tanır, onları kendi ülkesine getirtmeye çalışırdı. Kendi ülkesindeki ulemânın Acem ve Arap ulemâsı düzeyinde olmamasından dolayı üzüntü duyuyordu. Ancak Hocazâde ile yabancılar karşısında övünürdü.
    Daha iyi anlaman için koyu fontla belirtmeye devam ettim.
    Devrinin en büyük âlimleri Molla Hüsrev, Molla Gürânî, Molla Yegân, Hızır Bey ve Hocazâde Muslihuddin’dir. O dönemde yetişmiş seçkin ilim ve idare adamlarının çoğu bunların talebeleridir. Fıkıhta Molla Hüsrev, tefsirde Molla Gürânî, kelâmda Hocazâde bütün İslâm âlemince makbul eserler yazmışlardır. Bu devir Osmanlı Türkleri’nde matematikte oldukça parlak bir devirdir. Fâtih, kendi döneminde ilim ve felsefe tarihinin en önemli meseleleri üzerinde âlimleri tartışmaya ve eser vermeye teşvik etmiştir. Seyyid Şerîf el-Cürcânî ile Teftâzânî arasında ulemâyı ikiye ayıran ünlü tartışmayı tazelemiştir. Kendisi din felsefesinde Seyyid Şerîf’e eğilim gösterirdi. Öte yandan İbn Rüşd ile Gazzâlî arasındaki ilâhiyatta büyük tartışmayı Hocazâde ile Ali et-Tûsî’ye inceletmiştir. Çeşitli kaynaklar Fâtih’in felsefeye ilgisini belirtir. Fâtih, Amiroutzes ile felsefî konuşmalar yapardı; “Zira sultan en keskin zekâlı feylesoflardan biridir” (Kritovoulos, s. 177). Amiroutzes, Ali Kuşçu, Georgios Trapezuntios, Hocazâde gibi Doğu’yu ve Batı’yı temsil eden devrin büyük zekâları onun huzurunda birleşiyordu.
    Gene önemli yerleri koyu fontla belirttim. Fatih dönemini Osmanlı'nın Rönesans Dönemi diyebiliriz. Gerek Doğulu alimlerden (ulemâ) ders almış gerekse Batılı filozofların eserlerini çevirtmiştir. Buradan yola çıkarak ''Denilebilir ki Fâtih’in şahsında Türk, İran, İslâm ve Roma hükümdarlık geleneklerini birleştiren “Osmanlı padişahı” doğmuştur.'' Buna ilaveten bir diğer önemli tarihçilerimizin başını çeken İlber Ortaylı bu konuyla ilgili olarak Fatih'in şüphesiz itikadı olduğunu fakat sofu derecesinde koyu bir Müslüman olmadığını belirtmiştir.

    Kesinmiş gibi birde zehirlendi diyebiliyorsun. Bu işin ehli tarihçiler bile bu konuya şüpheyle yaklaşırken sen kesin bir biçimde zehirlendi diyorsun. Gene aynı kaynaktan detaylı bir alıntı daha yapacağım :
    Ölüm sebebi nikris hastalığına bağlanır. Zehirlenerek öldüğü yolundaki iddialar Âşıkpaşazâde’de yer alan bilginin yorumuna dayanır ve başka kaynaklarla doğrulanmaz.
    Yakın bir zamanda bir tarih sitesi açacağız, hatta açtık sadece ilgili konuları araştırmaya devam ediyoruz. Araştırmalar tamamlanınca paylaşımlara başlayacağız. Bu tarz konular hakkında daha deaylı bilgileri sitemizden öğrenebilirsin. Yada bu tarz tarih tartışmalarını seviyorum, özelden de yazabilirsin. Bilgi alışverişi güzeldir (y)
    ---
    Cemin hristiyan olması kesinlikle yanlış bilgi. Papa tarafından hristiyanlığa davet edilsede kendisi kesinlikle reddediyor. Cemin oğlu veya torunu olması lazım. Rodosta hristiyan oluyor. Maalesef Fatihten sonra gelen kimse Otranto seferinin değerini bilememiş, Otrantonun kıymetini anlayamamış ve bu yönde sefere devam etmemiştir. Bana soracak olursanız Cem padişah olsaydı Osmanlının İtalya seferleri kaldığı yerden devam ederdi.

    "Annesi ve çocuklarının ne oldukları da acıklıdır. Cem Sultan'in annesi Çicek Hatun oğlu Mısır'dayken onunla mektuplaştığı belgelenmiştir. Çicek Hatun Mısır'da 1495'te vebadan ölmüştür. Cem Sultan'in oğullarından olan Oğuz daha üç yaşındayken babası Fransa'ya götürüldüğü zaman 1482'de amcası II. Bayezid tarafından boğdurulması emredildiyse de zehirlenerek öldürüldü.[2] Sultan Cem'in diğer oğlu Murad, Rodos'ta kalmış ve bağnaz muhitte vaftiz edilip Hristiyan olmuştur. Murad, kendi oğlu ile birlikte Kanuni Sultan Süleyman'ın Rodos kuşatmasında şövalyelerin yanında bulunmuştu. Rodos Osmanlı kuvvetleri tarafından ele geçirildikten sonra herkesin kaleyi serbestçe terk ettiği halde, Cem'in oğlu Murad ve torunu yakalandı ve fetihten sonra I. Süleyman'ın emriyle boğularak öldürüldü."
    "Yüzyıllar sonra dahi Avrupa’da kalan bir-iki torununun soyundan gelenleri, bugünün Osmanlı hanedanı Cem Sultan’ın torunlarını kuzen olarak tanıyor, ama aralarına almayı kabul etmiyorlar.[4] Kanuni Rodos'u fethettiği zaman Hristiyan olan torunlarını katletmiştir."
    -Wikipedia
    Otranto seferinin devam etmesi Cem'e bağlı bir durum değildi. Şöyle bir etkisi vardı, Cem Rodos şövalyelerinin veya Fransızların ellerinde olduğu için Bayezid dış siyasette pasif bir rol oynamak zorunda kalmıştır. Tabiki bunda barışçıl bir politika izlemek istediğide eklenebilir. Ayrıca Kanuni zamanında da Roma'ya Fransa ile eş zamanlı operasyon şeklinde bir sefer düzenlenecekti ama Fransa'nın iç işleri ve bazı sorunlarından ötürü bu proje bir türlü hayata geçirilemiyor. Öte yandan Osmanlı'nın Roma'yı veya Viyana'yı alması pek birşeyi değiştirmeyecekti muhtemelen. Çünkü bölgedeki diğer güçlü devletler Osmanlı'nın böyle bir yükselişine müsaade etmezlerdi. Bu konu ile ilgili daha detaylı bilgiler için Emrah Safa Gürkan'ın ''Bunu Herkes Bilir'' kitabını alıp okuyabilirsiniz. Bu ve buna benzer (Osmanlılar Neden Amerika'ya Gitmedi, Osmanlılar Türk müydü, İstanbul'un Fethi ve Etrafında Dönen Efsaneler vb.) konular ile ilgilide detaylıca bilgileri önümüze sunuyor hozomuz. Herkese tavsiye ederim.
  9. Prosperus

    Tarihin En Derinlerinden Birbirinden Enteresan 10 Bilgi

    Lütfen bu tarz k*çtan uydurma saçma, sözde ''bilgi''lerle forumu kirletmeyiniz.

    İbrahim aşırı migren rahatsızlığı olan bir padişahtı, bazı tarihçilerde deli diye kayda düşer aynı zamanda İbrahim'in bir müddet çocuğu olmuyordu. Herşey denendikten sonra en sonunda IV.Mehmed doğunca günlerce kutlamalar yapılmıştır. Ve bırak o dönemi Osmanlı'nın hiçbir döneminde Harem'e kimse girememiştir. Minyatürler veya tasviri resimlerde sanki haremi görmüşçesine çizilen resimlerdir ve adı üstünde tasvirdir. Oraya hiçbir şekilde başka bir erkek sokulmazdı. Cariyelerle başkasının cinsel münasebeti olmasın diye Harem Ağalarıda genellikle çirkin esirlerden seçilip hadım ediliyorlardı. Başka birisi özelliklede bu Harem Ağalarının böyle bir işi gerçekleştirebilecek mekanizmaları yoktu,ellerinden alınmıştı. Yani senin copy paste yaptığın Onedio gönderisindeki k*çtan uydurulma bilgi külliyen yalandır.

    Ayrıca Moğollar için en ağır küfürleri eden Cengiz Han için her adı geçtiğinde bela okuyan Minhac-ı Sirac el Cüzcaninin eseri Tabakat-ı Nasiri'de dahi böyle bir olay geçmiyor keza Camiüt Tevarih ve Tarih-i Cihangüşa ve İbnül Esir'de de geçmiyor. Sadece Müslümanlar değil Bar Hebraus, Aknerli Grigor veya Dohsonn'da da geçmiyor.

    Diğer paylaşmış oldukları bilgilerin gerçekliğine dair bir bilgim yok ama bu iki bilgi bu kadar uydurma bir şekilde yazıldıysa diğerlerininde gerçeği yansıttığını sanmıyorum. O yüzden tekrar söylüyorum güvenilir kaynaklar belirtmeden lütfen bu tarz k*çtan uydurma sözde ''bilgi''lerle forumu kirletmeyiniz.

    İyi forumlar.
  10. Prosperus

    Seni seviyorum çünkü...

    Eskilerdensin
  11. Prosperus

    Fatih Sultan Mehmet gayrimüslim midir?

    Cumanoid said:
    Fatih Sultan Mehmet diğer sultanlara nazaran daha kozmopolitan, bilime, sanata önem veren, açık görüşlü, kültürlü ve elit bir sultandı. Öyle ki ehli sünnete göre resmin haram sayılmasına rağmen o İtalya'dan bizzat Bellini'yi çağırtıp kendi portresini çizdirmiştir. Fatih'e gayrimüslim kelimesini yakıştıran zihniyet, memuriyette sarığı kaldırıp yerine fesi getiren reformcu 2.Mustafa'ya da kafir damgası basmıştı. Sonra da fes kalktı şapka geldi diye M.Kemal'e İngiliz ajanı, vatan haini damgası bastılar. Bu adamlar kendi dar kafalarına sığdıramadıkları insanları kafirlikle veya hainlikle suçlamayı adet edinmişler.
    Osmanlı padişahları gökten inmedi, kusurları, kötü alışkanlıkları fazlasıyla vardı. Hatta müslüman olmayanı bile olabilir. Fakat Otranto'ya asker çıkarmış, ömrü yetse Roma'ya yürüyecek Fatih'in gayrimüslim olma ihtimali mantıksız geliyor.

    Muhafazakarlar reformcu ve açık görüşlü olduğu için ona gayrimüslim diyor olabilir. Celal hoca(bilgisine hayranım) gibi İslama karşı ön yargılı kişilerde reformculuğu bir müslümana yakıştıramadığından ona gayrimüslim diyor olabilir.
    Tarih bir bilimdir, işin içine duygular, inançlar ve egolar girdiğinde bilim olmaktan çıkar. Fatihe gayrimüslim diyebilmek için tarihçilerin elinde kesinlik içeren bilimsel veriler olması gerek.
    Fesi getiren II.Mustafa değil, II.Mahmuddur. Ayrıyetten tarihe inanç ve duygu girince bilim olmaktan çıkar diyorsun ama bir üstte de hayranı olduğun bir insanın duygusunun düşüncesine vurduğu bir tezi öne sürüyorsun.

    İşin özü bu tür şeylere kafa yormamaktır. Din, birey ile Yaratıcı arasındadır. Müslüman olmayan Türk hükümdarları ''Ata'' olarak kabul etmemek saçmalıktır. Mevzusu geçen şahsın,kim olduğu fark etmez,yaptıklarını konuşmak bize daha çok fayda sağlayacaktır.
  12. Prosperus

    Fatih Sultan Mehmet gayrimüslim midir?

    Nadir Shah said:
    Gerçi Osmanlının ilk dönenleriyle ilgili kaynaklar rivayetlerden öteye gidemiyor. İlk yıllar düzgün arşivlenseydi bu muhafazakar kesimin böyle konuşamayacağını tahmin ediyorum.
    Cahil her yerde cahildir. Okumadıktan sonra atıp tutmak arşivlensede kolaydır cahile. Senin bahsettiklerin Osman, Orhan gibi erken dönemler. O zamandakiler efsaneye dönüşmüşlerdir, Bizans tekfurunun kızını düğünden kaçırmak gibi. O yüzden hala daha tarihçiler arasında Osmanlı'nın kuruluş tarihi hakkında tartışma mevcuttur. Kimine göre 1288, kimine göre 1299, kimine göre (Halil İnalcık Koyunhisar Savaşının yapıldığı tarihi Osmanlı'nın resmi kuruluş tarihi olarak kabul eder) 27 Temmuz 1302dir. Bu durumun aksine yükseliş döneminden itibaren tutarlı kaynaklar mevcuttur. Ona rağmen padişahlar içki içmez yok bilmem ne diye sallayan gene de sallıyor. Önemli olan okuyup araştırmak.
  13. Prosperus

    Fatih Sultan Mehmet gayrimüslim midir?

    Nadir Shah said:
    Osmanlı padişahlarının aşırı derece Müslüman ve şeriatçı olmaları son zamanlarda çıkan saçma bilgiler gibime geliyor.
    Bu tür şeyler gerçekleri kabul etmeyip, b*k sürdürmemeye çalışan, böyle yaparak ''ecdadına'' sahip çıktığını zanneden cahil muhafazakar kesimden oluşuyor. Halbuki durum böyle değildir. Atıyorum, Osmanlıda da oğlancılık vardı. Özellikle yeniçeri ocağında sayıları fazlaydı doğal olarak. Evlenmeleri yasak (tabi ocak düzeni bozulunca artık evlenedebiliyorlardı kafalarına göre), aylarca seferlerde paso erkek görünce böyle bir ortamın oluşması çok doğal. Ayrıca sadece asker veya reayaya has bir özellik değildir bu. Birkaç Osmanlı padişahınında oğlancı olduğuna dair rivayetler vardır. Örneğin Yavuz Sultan Selim ve Hasancan arasındaki ilişki. Aynı şekilde III. Osman'ın da eşcinsel olduğuna dair rivayetler var. Sarayda dolaşırken cariyelerle karşılaşmak istemediği için ayakkabılarına demir ökçeler taktırmıştı. Ökçelerden çıkan sesi duyan cariyeler padişahın geldiğini öğrenip yoldan çekiliyorlardı. Ağabeyi Sultan I. Mahmut'un aksine müziği sevmez ve kadınlara iltifat etmezdi. Bunları İslam'a aykırı hareketler olduğu için tam tersi olarak anlatırlar. II.Selim alkol kullanırdı, aynı şekilde döneminde çok sert bir şekilde yasaklamasına rağmen IV.Murad aşırı içki kullanımından vefat etmiştir. Hemde doktorlarının uyarılarına rağmen önce azaltmış daha sonra az bir şey iyileşince tekrar başlamıştır. Alkolde haramdır İslam'a göre ama padişahlarda kullanmışlardır. Ama elbette ki sofu derecesinde padişahlarda vardı. Örneğin gençliğinde serbest bir hayat sürdüğü halde (uyruşturucu kullanırdı) padişahlığında ibadete ve hayır işlerine yönelen II.Bayezid. Bu sebeple de Bayezid-i Veli ismiyle anıldı.

    Sonuç olarak gerçekleri yani tarihi olduğu gibi kabul etmeli ve tek bir kaynağa değil birçok kaynaktan (tabiki güvenilir olmak kaydıyla) yola çıkarak yorum yapılmalı.
  14. Prosperus

    Fatih Sultan Mehmet gayrimüslim midir?

    Fatih Sultan Mehmed sık sık ilim insanlarıyla muhabbet içerisindeydi. Genç yaşta 6-7 dil biliyordu. Diğer dinlere hoşgörülü yaklaşmıştır, diğer Osmanlı padişahları gibi. İstanbul'un fethinden sonra dinlerini özgürce yaşamalarına izin vermiştir Rumlara. Aynı zamanda Bosna Fermanı ile dinlere olan hoşgörüsünü göstermiştir. Fatih, Osmanlıda ki bizzat portresini yaptıran ilk padişahtır. Bildiğiniz üzere İslam dininde heykelcilik,resim gibi sanatlar önceden hoş karşılanmıyordu (şirk koşulduğu düşünülüyordu, Yaratıcıya nazaran aynı güzellikte bir Ademoğlu ne resim ne heykel yapabilir diye düşünülüyordu) ama Fatih bunun aksine kendi portresini yaptırtmıştır. Çok zeki ve kendini geliştiren padişah mitolojiyle ilgileniyordu, Homeros'un meşhur İlyada Destanı'nın kopyasını hazırlatmıştı. Fatih'in yanında bulunan İtalyan nedimesi ona Antik Yunanistan'daki düşünürlerin ve Romalı tarihçilerin eserlerini okutmuştu. Fatih papaların, imparatorların, Fransa krallarının, Büyük İskender'in Lombardların vekayinamelerini okumuştu. Bizanslı aydın Gregorios Phrantezes, Fatih'in Büyük İskender, Roma imparatoru Augustus, Bizans imparatoru Büyük Konstantin ve Theodosios gibi şahsiyetlere karşı hayranlık beslediğini söyler. Hristiyanlığı yakından tanımak isteyen Fatih, İstanbul Ortodoks Kilisesine patrik olarak atadığı Gennadios ile Hristiyanlık akaidi üzerine müzakereye girişmiş ve bu müzakerenin yazılmasını istemişti. (Gennadios İtikadnamesi) Hatta bu durum Avrupa'da Fatih'in Hristiyanlığa meylettiği şeklinde yorumlanmış ve Papa II. Pius padişahı Hristiyanlığa davet eden bir mektup kaleme almıştı ama tabiki bu teklifi Fatih kabul etmemiştir. Fatih zamanında ki Kızıl Elma anlayışın ilk safhası İslam Peygamberi Hz.Muhammed'in hadisini yerine getirerek İstanbul'u almak olmuştur. Bazı rivayetlere göre de çıkacağı son sefer Roma üzerine olacaktı. Tarihçi İlber Ortaylı bu konuyla ilgili olarak Fatih'in şüphesiz itikadı olduğunu fakat sofu derecesinde koyu bir Müslüman olmadığını belirtmiştir.

    Sonuç olarak gayrimüslim değil, müslümandır Fatih.
  15. Prosperus

    Şu an ne dinliyorsunuz? (M&B (sessiz) radyo :)

  16. Prosperus

    Osmanlı İmparatorluğu Neden Geri Kaldı?

    Osmanlı'nın geri kalmasının yalnızca tek bir sebebi yok.

    Ekonomik olarak ;
    - Kanuni zamanında Avrupa'ya tekrardan kapitülasyonların artması (ilk kapitülasyon Fatih zamanında verilmiştir). Bu ilerleyen dönemlerde buna bağlı sebeplerden ötürü Osmanlı'yı ekonomik açıdan dışa bağlı bir devlet yapacak.

    - Coğrafi keşiflerle zengileşen Avrupa yeni ticaret yolları keşfedince, Osmanlı topraklarındaki ticari yollar önemini kaybetti.

    - Tımar sistemi bozuldu. Bu hem ordu bazında hem de ekonomik alanda Osmanlı'nın sonunu hazırlayan diğer bir eksiklik.

    - Tımar sistemi bozulunca İltizam sistemi ortaya çıktı. Bu sistemde toprak ağalarını ortaya çıkardı. Toprak ağaları fazla fazla vergi alınca halk devlete iyice düşman kesildi. Ki iltizam sistemi de devletin nakit girdisine ihtiyacı olduğu için ortaya çıktı.

    - Celali İsyanları. Devlet, gereksinim duyduğu geliri sağlayabilmek için vergileri artırdı. Vergileri ödeyemeyen köylüler, köyden kente göç etmeye başladılar iş bulmak için. Diğerleride eşkiya kesildiler. Böylece isyanlar başladı.

    - Merkezi otorite bozulunca rüşvetler arttı. Kanuni'nin son zamanlarında yapılan yanlış atamalarla başlayan bu dönem, ''Kadınların Dönemi'' adını verdiğimiz dönemde müthiş bir artış göstermiştir. Öyle ki III.Mehmed'in annesi Safiye Sultan'ın inşaatına başlattığı Yeni Cami o dönemde halk tarafından ''Zulmiye'' olarak adlandırılmaktaydı. Bunun sebebi Safiye Sultan'ın alıp verdiği rüşvetlerdi, halkın sırtına binen vergilerdi. Rüşvetlerle, haksız kazançla yapılan bu camiye halk bir dönem gitmemiştir.

    Merkezi otorite nasıl bozuldu;
    - II.Selim ile başlar bu dönem. Devlet işlerinden elini ayağını çeken padişah, Sokollu Mehmed Paşa'ya devretmiştir devlet işlerini. Osmanlı şanslıydı ki Sokollu gibi bir vezir vardı o dönem.

    - Ekber ve Erşed sistemi. Osmanlı'yı yıkılışa götüren en büyük sebeplerin başını bu sistem çekmektedir zannımca. Kafese tıkılan şehzadeler; becereksiz, tecrübesiz bir şekilde tahta çıkıp sınırları böylesine geniş bir imparatorluğu yönetmeye çalışmıştır. Çocuk denecek yaşlarda tahta çıkan padişahlar bu duraklama, gerileme vs dönemlerini atlatamamışlardır veya annelerinin ya da tek amacı para olan devlet adamlarının etkisinde kalmışlardır. Tabiki arada iyileride çıkmıştır. (IV.Murad gibi)

    - Ordunun bozulması. I.Murad zamanında kurulan Yeniçeri Ocağı anlayışı ''Ocak devlet içindir''den bir anda ''Devlet ocak içindir''e dönmüştür. Hotin Seferinden kesin bir sonuç alamayıp Hotin Antlaşması imzalanmıştır. Bu anlaşmayı imzalamamızın bir sebebide Yeniçerilerin savaşa kendilerini vermemeleridir. Rüşvetçilik, vergi kaçakcılığı orduyada yayılmıştır. Öyle ki hazinede ki para eksikliğinin kaynaklarını araştıran Genç Osman, askere verilen parayla asker sayısının orantısız olduğunu görünce maaş kesintisine gitmiştir. Bu durumdan rahatsız olan rüşvet yiyen Yeniçeri Ağaları kazan kaldırmıştır ve tarihte eşine az rastlanır bir şekilde bir hükümdarı, bir cihan sultanını İstanbul sokaklarında içlik/pijamalarıyla dolaştırmışlardır. Bu çok vahim bir durumdur. Girit Adası'nın fethinin 24 yıl kadar uzunca sürmesi de donanmanında artık eski gücünde olmadığını göstermektedir.

    Arkadaşlar tarih ihtimaller üzerine konuşulmaz. Yok Cem Sultan gelseydi yok şu gelseydi bu gelseydi diyemeyiz. Belki de daha kötü olacaktı, belki de daha erken yıkılacaktı devlet. Olanları değerlendirin, olmayanları değil. Abuk sabuk rivayetlere de itibar etmeyin, yok o karının peşinde koşarken öldü de bilmem ne.
  17. Prosperus

    La Casa De Papel

    Adına yakışır bir sezon ve sezon finali izledik bence. Merakla bekliyoruz.
  18. Prosperus

    İki Seçenek Oyunu

    GoT

    Çay mı kahve mi ?
  19. Prosperus

    Netflix

    Dracheon said:
    La Casa de Papel izleyen var mı?
    3. kısım 2 bölümü de izledim güzel gidiyor.
Back
Top Bottom